Öncelikle belirtmek gerekir ki; “causa”, Roma hukukunda anlam olarak en fazla çeşitlilik gösteren terimlerinden biri olmakla
Keza, belirli durumlarda “causa”, davanın (actio) veya dava konusunun kendisini işaret edecek anlamda da kullanılmaktaydı (causa cognitis, causa fiscalis).…
D. 2.2.3.7 (Ulpianus libro tertio ad edictum): “Ex hac causa solutum repeti non posse iulianus putat: superesse enim naturalem causam, quae inhibet repetitionem”…
D. 2.2.3.7 (Ulpianus’un Beyanname Şerhinin Üçüncü Kitabı) : “Julianus’un düşüncesine göre burada ifa edilenin geri alınmasına imkan veren bir sebep baki kalmamaktadır; zira ortada tabii bir sebep-naturalem causam-…
Digesta’da bir edictum’a(344) ilişkin olan bölümde yer alan Ulpianus…
Yukarıda bahis konusu ettiğimiz her iki metinde geçen ‘causa’nın modern anlayışın ‘hukuki sebep’i ile birebir örtüştüğünün iddiasında bulunmasak da en azından ‘natura’…
Şimdi ise ‘causa’nın Roma hukukunun iki ayrı müessesesi Stipulatio ve isimsiz sözleşmeler (contractus innominati)…
Klasik Roma hukukunda mücerret stipulatio’ların kullanımının oldukça yaygınlaştığı gözlemlense de Iustinianus…
‘Causa’ kavramının etkisini gösterdiği diğer bir alan ise isimsiz sözleşmeler (contractus innominati)…
Böylece Skolastik hukukçular için Roma hukukunun ‘causa’sı dönemin doktrini ile uyum içinde yeniden belirlendi. Örneğin Aziz Thomas Aquinas,…
Bartolus, causa’nın olmadığı bir anlaşmadan borç doğmadığının zikredildiği Digesta…
Burada ‘causa’ kavramının, Roma hukukunun kapalı sözleşme sistemi yerine tasavvur edilen ve sözleşmelere riayet etmenin vicdani bir yükümlülük olduğu kabulünün belirlemeye başladığı; sözleşmenin şeklen uygun olmasından ziyade borcun ‘haklı’ bir temele sahip olma gerekliliğinin olası sakıncalarını bertaraf etmek için ortaya konulup, geliştirildiği kanısındayız. Sonuçta ‘causa’,…
Roma hukukundan devşirilmiş bu yeni skolastik ‘causa’ doktrini özellikle ünlü Fransız hukukçular Jean Domat(367)…
