Rule of reason analizinin ardında yatan temel düşünce, ticareti kısıtlayan her uygulamanın yaptırıma konu edilmesi hâlinde, bu durumun Sherman Yasası’nın 1. bölümünü uygulanamaz hâle getirebilmesi ihtimalidir. Zira bu durumda, 1. bölüm ekonomik ve sosyal bakımdan faydalı birçok ticari faaliyetin yaptırıma maruz kalmasına sebep olabilecektir. Zira iki firma arasındaki mal alım satımıyla ilgili her sözleşme belli bir oranda ‘kısıtlama’ içermektedir. Şöyle ki; bu tipte bir sözleşme, sözleşme konusu malların satıcının rakip teşebbüs veya teşebbüslerinden değil söz konusu satıcıdan alınmasını gerektiren bir kısıtlama hâlini alacaktır.(12) Yukarıda yer verilen Standard Oil kararında rule of reason analizi pazarın yapısı ve davranışlarına yoğunlaşmıştır. Bu kararda farklı pazar yapılarındaki farklı türde kısıtlamalardan kaynaklanabilecek ekonomik etkilerin geniş bir yelpazede gerçekleşebileceği de kabul edilmiştir. Bu nedenle rule of reason testi,…
Bu aşamada belirtilmesi gereken önemli bir noktada da, ‘rule reason’ testinin ‘per se illegal’ testine…
Rule of reason analizinin ne şekilde yapılabileceğine ilişkin öğreti ve yargı kararlarında…
Buna karşın, Yargıç Brandeis’in rule of reason testine ilişkin olarak ortaya koyduğu bu yeni model, rekabet hukuku uygulamasında usul yönünden çok maliyetli bir hal aldığı gerekçesiyle eleştirilmiştir. Bu eleştiriye göre, bu yeni modelle mahkemeler itiraz edilen uygulamanın hukuka aykırı olup olmadığını belirleyebilmek için kısıtlama iddiasının öznesi konumundaki şirketlerle ilgili herşeyi belli bir noktaya odaklanmadan ve son derece geniş bir şekilde incelemektedir. Dolayısıyla, Yargıç Brandeis’ın söz konusu modeli, mahkemelerin önlerine gelen uyuşmazlıkları hangi hususları göz önüne alarak incelemeleri gerektiğini açıklayamamaktadır.(18)…
Esasında rule of reason analizinde mahkeme, belirli bir uygulamanın pazardaki ürün çıktı miktarını azaltıp azaltmadığına ve bu sebeple fiyatların daha da yükselmesine ve ürün kalitesinin daha da azalmasına sebep olup olmadığına karar vermek zorundadır.(19)…
Bu iddiaya karşı davalı böyle bir uygulamanın varlığını inkâr edebilir veya varlığını…
Öte yandan rule of reason analizinin eksiklikleri dikkate alındığında ise Chicago ekolünün etkin bir şekilde karar almaya izin veren bir rule of reason formülasyonu…
Mevcut rule of reason standartı davanın tarafları, yargıçlar ve jüri üyeleri için çok az bir yönlendirme sağlamaktadır. Belirsiz standartlar, dava konusu kısıtlamaya dönük yargısal yaklaşımın hem aşırı derecede caydırıcı hem de caydırılıktan uzak olmasına neden olabilmektedir. Bu belirsizlik nedeniyle firmalar sadece hukuka uygun olduğuna inandıkları rekabet karşıtı bir davranışa dair risk alarak yanlış bir hesaplama da bulunabilecek ayrıca başarılı bir şekilde karşı argümanlar getirilebileceği yönündeki yanlış bir varsayım uyarınca da rekabet yanlısı davranışlardan kaçınabileceklerdir. Davaların sonucunu öngörmek oldukça zor olduğundan, hem davacılar hem de davalılar yanlış hesaplamalarda bulunabilmektedir. Davacılar özel ve yargısal kaynakları tüketen haksız davalar
