Özel hukuk tüzel kişilerinin her birinin farklı kuruluş usullerine sahip olması,…
Şirketler bakımından dava ehliyeti incelendiğinde TTK ve TBK bakımından farklı kuruluş usullerine tabi olan çeşitli ticari şirket türlerinin var olduğu görülmektedir. TTK’nun 124. maddesi, Kanun kapsamında değerlendirilen şirket türlerini kollektif, komandit, şahıs, anonim, limited olarak belirtmiştir. 125. madde kapsamında ise TMK 48. madde çerçevesindeki tüm haklar ve borçlardan yararlanılabileceği belirtilmektedir. Dolayısıyla kuruluş sözleşmesinde geçen faaliyet konularına bağlı kalmaksızın diğer faaliyetler bakımından da hak ve borç elde edebilecekleri gibi, bu konularda dava ehliyetini kullanabileceklerdir. Bu ehliyetin şirket türleri içindeki kanuni temsilcilerinin her biri tarafından kullanılmasında ise farklılıklar bulunmaktadır. Kolektif şirkette ana sözleşme ya da ortakların çoğunluklu kararı ile ortaklardan birine ya da birkaçına (TTK 218. madde); komandit şirkette komandite ortakların herbirine (TTK 318. madde); anonim şirkette yönetim kurulu kararı ya da yönetim kurul kararı ile kurul üyelerinden birisine ya da birkaçına (TTK 367. madde); limited şirkette şirket sözleşmesi ile ortaklardan biri ya da birkaçına temsiliyet yetkisi verilerek dava ehliyeti kullanılabilecektir(418)…
Bir diğer şirket ise TBK bağlamında 620. madde kapsamında adi ortaklık olarak düzenlenmektedir.…
Şirketlere benzer olarak vakıfların dava ehliyetini kullanmaları da türleri kapsamında ayrı şekillenmektedir. Vakıflar, temel ayrım olarak VK’nun 3. maddesinde mazbut,…
Vakıfların VK tarafından belirtilen ayrımı dışında Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe…
Dernek üyelerinin, genel kurulun yaptığı seçimle göreve geldiği yönetim kurulunun, TMK’nun 85. madde kapsamında temsile yetkisi bulunmaktadır. Bu durum, derneğin sahip olduğu fiil dolayısıyla dava ehliyetinin yönetim kurulunca kullanılabileceğini göstermektedir(421).…
Derneklerde dava ehliyetinin her zaman yönetim kurulu ya da yönetim kurulunun belirlediği…
“Dernekler Kanununda dernek şubelerine özel olarak derneğin görevlerini yerine getirme konusunda hak ve yetki tanınmaması, aksine şubelerin, dernek tüzüğüne göre genel kurul ve merkez tarafından verilen görevleri ifa edecek olmaları, ayrıca derneklerin merkez yönetim kurullarının Dernekler Kanunu, Medeni Kanun ve tüzük hükümleri uyarınca derneği temsile yetkili ve görevli zorunlu organ olması ve bu yetki ve görevini başka organlara devredememesi karşısında, davacı dernek şubesinin tek başına açmış olduğu bu davada “dava açma ehliyeti”nin bulunduğunu kabul etmeye hukuken olanak bulunmamaktadır.”(423)…
Siyasi partiler, hak ve fiil ehliyetine sahip olan bir diğer özel hukuk tüzel kişiliği olarak karşımıza çıkmaktadır(424).…
“Partiyi temsil yetkisi genel başkana aittir. Kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydı ile parti adına dava açma ve davada husumet yetkisi, genel …
hükmünü içermektedir.…
Parti il ve ilçe teşkilatlarının tüzel kişiliği olmamaları nedeniyle dava ehliyetleri…
Sendikalarda, işçi ve işveren sendikaları ile kamu görevlileri sendikaları, farklı mevzuatlarda, farklı usul ve esaslara bağlı şekilde kurulan tüzel kişiler olarak, dava ehliyetini elde etmektedirler. İşçi ve işveren sendikalarının dava ehliyeti bakımından 6536 sayılı STİSK, kamu görevlileri sendikalarının dava ehliyeti için ise 4688 sayılı KGSTSK’nun incelenmesi gerekir. STİSK’nun 26. maddesi kapsamında açık bir şekilde sendikaların “çalışma hayatından, mevzuattan, örf ve adetten doğan uyuşmazlıklarda işçi ve işverenleri temsilen; sendikalar, yazılı başvuruları üzerine iş sözleşmesinden ve çalışma ilişkisinden doğan hakları ile sosyal güvenlik haklarında üyelerini ve mirasçılarını temsilen dava açmak ve bu nedenle açılmış davada davayı takip”…
STİSK’nun 2. maddesi kapsamındaki tanımdan yola çıkıldığında tüzel kişiliğin amacının,…
Danıştay, dava ehliyetinin verilmesinde tüzüğün açık bir şekilde ifade kullanması…
“… davacı sendika tüzüğüne göre sendika adına veya üyelerini temsilen dava açma ve yargı organlarına başvurma yetkisinin sendika yönetim kuruluna ait olması ve yönetim kurulunun bu yetkisini devrettiğine ilişkin bir kararının da bulunmaması karşısında, sendika genel başkanın tek başına dava açma ehliyeti bulunmamaktadır.”(429)…
Danıştay, derneklerde de olduğu gibi, dava ehliyetinin, sendika merkezi dışında bir…
Bir başka kararında ise Danıştay;…
“… 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun 19. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinde sendika ve konfederasyonların kuruluş amaçları doğrultusunda üyelerinin idare ile ilgili doğacak ihtilaflarında ortak hak ve menfaatlerinin izlenmesinde veya hukuki yardım gerekliliğinin ortaya çıkması durumunda üyelerini veya mirasçılarını, her düzeydeki ve derecedeki yönetim ve yargı organları önünde temsil edeceği veya ettireceği, dava açabileceği ve bu nedenle açılan davalarda taraf olabileceği düzenlendiği halde, bu yetkinin sendika şubelerince kullanılabileceğine dair bir hükme yer verilmediği gerekçesiyle ehliyet yönünden reddi”…
