Bununla birlikte, 12.12.2016 tarih ve 2016/9742 sayılı Bakanlar Kurulu kararı gereği…
Bu noktada Türk hukukundaki hâkim paradigmaya göre, Anayasa’da ve yürürlükteki kanunlarda açık bir yasaklama söz konusu olmadığı halde, kamu hizmeti sunan personelin din ve vicdan özgürlüğünün lâiklik ilkesini “korumak” amacıyla âdeta bireyin en “mahrem alanı” hâriç tümüyle sınırlandırıldığı görülmüştür. Ne var ki, “kanunî idare ilkesi”…
İşte yukarıda değinilen yönetmelik değişiklikleri, Türkiye’de “başörtüsü” konusunda…
Ne var ki, yukarıda bahis konusu olan ve farklı statüde (asker, jandarma, hatta avukat
i. Danıştay’ın (2. Daire) bu kararlarında, Anayasa Mahkemesi’nin eski yaklaşımındaki…
Bu açıklamalar ışığında Danıştay’a göre lâiklik, “devletin niteliğinde hayat bulan, her ferdin istediği inanca, mezhebe sahip olabilmesini, ibadetini yapabilmesini ve dini inançlarından dolayı diğer vatandaşlardan farklı bir muameleye tâbi kılınmamasını sağlayan ve en önemlisi din ve vicdan hürriyetini teminat altına alan bir kavram”…
ii. Ardından, yukarıda kamu hizmetinden yararlanan bireylere ilişkin kısımda değinilen Danıştay 8. Dairesi kararlarında(382)…
iii. Danıştay 2. Dairesi, lâiklik ilkesine dair yeni yaklaşımını ortaya koyarken, ayrıca Anayasa’nın 13. maddesine işâret ederek “temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlandırılacağı” kuralına…
