Doktrinde Manav tarafından da isabetle belirtildiği üzere, toplumun zarar görmesini yahut milli servetin tahrip edilmesini amaçlayan her kanuni grev, yapısı gereği iyiniyet kurallarına aykırı sayılacağından yalnızca zarar ölçütü çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonuca ulaşılması gerekmektedir. Kanunda gösterilen şartlara uygun bir biçimde yapılan grev sonucunda toplumun yahut milli servetin maruz kaldığı zararın tespitinde ölçülülük ilkesi bir kriter olarak benimsenebilir ancak doğası itibarıyla işveren ve iş mücadelesi dışında kalan üçüncü kişilere zarar verici nitelikteki eylemin değerlendirmesinin doğru yapılması önemlidir. Yazara göre bu değerlendirmede grevin süresi, grevin yapıldığı işyerinde verilen hizmetin kamu için ne denli hayati olduğu, işin bırakılmasının ortaya çıkardığı zararın milli servet bakımından etkisi gibi hususlar birarada değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır(234).…
Sendika Özgürlüğü Komitesi, grev hakkının kötüye kullanımına ilişkin verdiği kararlarda…
