Gerçekten de idari teamüllerle örf ve âdet kuralları arasında önemli bazı farklar…
İdarenin idari teamüllere uyma zorunluluğunun temelinde genel olarak hukuki güvenlik,…
İdarece hukuka aykırı şekilde sürdürülen ve idari istikrar ilkesi uyarınca korunması…
Danıştayın idari istikrar ilkesine yer verdiği kararların birinde, idarenin uzun…
“… ülkemizde 1929 yılından bu yana tıpta uzmanlık eğitimi tüzükler ile düzenlenmekte ve 1956 yılından bu yana da kendi bölümleriyle ilintili olan alanlarla sınırlı olmak üzere veteriner, eczacı, kimyager ve biyoloji bölümü mezunlarına tıpta uzmanlık eğitimi alabilme imkanı, 1219 ve 992 sayılı yasalar uyarınca sağlanmaktadır. Bu kapsamda uzun süredir devam eden ve idari düzenlemelerle belirlenen istikrar kazanmış uygulamaya ilişkin olarak, ne 1219 sayılı Yasada ne de 992 sayılı Yasada bir değişiklik yapılmıştır. Bir başka ifadeyle bu kapsamda idareyi tıp alanı dışında yer alan meslek mensuplarının tıpta uzmanlık eğitimi alabilmesine ilişkin idari uygulamada değişiklik yapmaya sevk edecek hukuki bir neden bulunmamaktadır. …
…Bu duruma göre, 1219 sayılı ve 992 sayılı Yasalara dayanılarak yürütülen ve hukuki istikrar kazanmış idari uygulama
Bu nedenlerle, temel idare hukuku prensiplerine ve hukuka açıkça aykırı olan dava konusu düzenlemenin, biyoloji bölümü mezunlarının tıpta uzmanlık sınavına girmelerini engelleyecek olması dikkate alındığında, giderilmesi güç veya olanaksız zararlar doğuracağı da açıktır.”(109)…
Kararda biyoloji bölümü mezunlarına tıpta uzmanlık sınavına girme hakkı tanınmasına…
“Ülkemizde ilk biyoloji bölümünün 1933 yılında kurulduğu, bakteriyoloji ve kimya laboratuvarları ile ilgili 992 sayılı Yasa’nın 1927 yılında çıkarıldığı, biyoloji bölümü mezunlarının da görevleri süresince aldıkları dersler ve eğitimden bahisle 992 sayılı Yasa kapsamında yer almaları gerektiği sonucuna varılması, Yasa kapsamının yorum yoluyla genişletilmesi anlamına gelir ki, bunun Yasa’ya, tıpta uzmanlık eğitimin amacı ve gerekleri ile kamu yararına uygun düşmeyeceği açıktır.…
Öte yandan, günün şartları gereği ve ihtiyaçtan doğan nedenlerle 1956 yılından dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 2009 yılına kadar tıpta uzmanlık sınavına girme olanağı tanınan biyoloji bölümü mezunlarının süre gelen uygulamadan kaynaklı kazanılmış haklarının bulunduğunun kabulü de hukuken olanaklı görülmemiştir.…
Bu itibarla, tıpta uzmanlık eğitimi almak, tıp doktorları için esas, 992 sayılı Kanun hükümlerine göre veteriner, eczacı ve kimyagerler için kendi alanlarına ilişkin düzenleme yapılıncaya kadar istisnai nitelikte olduğundan, Yasa’nın lafzının süre gelen uygulamalar ve alınan eğitimin niteliğinden bahisle yorum yoluyla genişletilmesi suretiyle verilen Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.”(110)…
İDDK, her ne kadar 8. Daire kararında biyoloji bölümü mezunlarına tıpta uzmanlık…
Danıştayın idari istikrar ilkesine değinerek verdiği başka bir kararda ise şöyle…
“… idari istikrar oluşturacak biçimde 1962 yılından bu yana ayrı bir uzmanlık ana dalı olarak belirlenen parazitoloji disiplininin yan dal olarak düzenlenmesini hukuki bir zemine oturtacak, idarenin takdir hakkını ve düzenleme yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri uyarınca kullandığını ortaya koyacak bilimsel gerekçenin bulunmadığı anlaşıldığından, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin; Tıbbi Parazitoloji alanını, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalına bağlı iki yıllık bir yan dal olarak düzenleyen Ek-3 sayılı çizelgesinin 43. satırında hukuka uyarlık görülmemiştir.”(112)…
İdarenin 1962 yılından beri yürürlükte olan düzenleyici işlemde değişiklik yapmamasının…
İdari istikrar ilkesi sonucu idarenin istikrarlı biçimde hep aynı yönde karar vermesi…
Bu hususa ilişkin verilebilecek bir örnek, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde…
Bu noktada idari işlemin sebep unsurundaki hukuka aykırılıkla idari istikrar ilkesine…
İdare bu yönde yeni bir işlem tesis etmeden önce hukuk devletine ve hukuk devletinin…
Yaz okulu örneğini devam ettirecek olursak; düzenli ve güvenilir bir idareden beklenen,…
Nitekim Danıştayın vermiş olduğu başka bir kararda takdir yetkisinin hukuka uygun…
“Dava dosyasının incelenmesinden, davacının 1992-1993 öğretim yılında Suriye Şam Üniversitesi Tıp Fakültesindeki eğitimine başladığı, 2000-2001 öğretim yılı sonunda mezun olduğu,
Davalı idarece anılan eğitim kurumunun tanınmadığı belirtilmekle beraber dosyada bulunan belgelerden davacının eğitim aldığı Şam Üniversitesinin 1998 yılına kadar tanındığı, bu tarihten itibaren tanınmadığı, davacının ise eğitimine başladığı 1992-1993 öğretim yılında anılan Üniversitenin tanınmakta olduğu görülmektedir.…
