Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz.”(177)…
Hükmün birinci fıkrasında, bir yandan iyiniyetin ancak kanunun öngördüğü hallerde…
Görüleceği üzere TMK m. 3 hükmünde iyiniyetin tanımlanması yoluna gidilmemiştir.…
Oğuzman ve Barlas’a göre, kavram “durumun gerektirdiği tüm özeni gösterdiği halde, bir hakkın kazanılmasına veya başka bir hukuki sonucun gerçekleşmesine ilişkin bir engelin varlığının farkında olmamak”…
Antalya ve Topuz ise “hak süjesinin hukuki kuralsızlığı/eksikliği bilmemesinin mazur görülebilir olması nedeniyle, söz konusu hukuki kuralsızlığa/kural eksikliğine rağmen, hukuki sonucun doğmasına engel durumun (yine hukuki düzenleme nedeniyle) ortadan kaldırılması veya etkisinin azaltılması”…
Hatemi ise kavramı “bir hakkın kazanılmasına veya daha elverişli bir konumda olmaya engel olan bir olguyu bilmeme veya bilebilecek durumda olmama”…
Bütün bu açıklamalar gözetildiğinde, iyiniyet kavramı, bir hakkın kazanılmasına imkân…
Bu bağlamda iyiniyetli kimse, bir hakkın kazanılmasını engelleyen bir olgunun varlığını…
