Alman hukukunda, BGB § 317-319 hükümlerinde, hakem-bilirkişinin faaliyetini nasıl…
Hakem-bilirkişilik sözleşmesini bir maddî hukuk sözleşmesi olarak nitelendiren doktrindeki…
Alman doktrininde hakem-bilirkişilik sözleşmesinin hukukî niteliğinin bir sulh sözleşmesi…
Hakem-bilirkişilik sözleşmesinin hukukî niteliğine ilişkin ikinci görüş, kabul sözleşmesi…
Hakem-bilirkişilik sözleşmesini maddî hukuk sözleşmesi olarak kabul eden üçüncü görüşe…
Doktrinde talebin şartı görüşü, hakem-bilirkişilik sözleşmesinin tarafları açısından…
Hakem-bilirkişilik sözleşmesinin hukukî niteliğine ilişkin son görüş, tespit sözleşmesi…
Tespit sözleşmesi görüşünü ilk savunanlar, hakem-bilirkişi raporu açısından salt…
Deren-Yıldırım, hakem-bilirkişilik sözleşmesinin müspet etkisi olan, hakem-bilirkişi tarafından tespit edilen vakıaya ilişkin hususlarda, tarafların ve özellikle mahkemenin bağlı olması özelliğini geri plana itmiştir. Bu şekilde, hakem-bilirkişilik sözleşmesinin delil veya ikrar sözleşmesi şeklinde, ispat sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceğini ifade etmiştir. Dolayısıyla hakem-bilirkişilik sözleşmesi, bir ispat ve usûl sözleşmesi niteliğinde değildir. Çünkü hâkîmin hakem-bilirkişi tarafından yapılan vakıa tespitleriyle bağlı olması, delillerin serbestçe değerlendirilmesi ve ispat hukukunun genel esaslarına aykırılık teşkil edecektir. Dolayısıyla, hakem-bilirkişi raporunun bağlayıcı etkisinin, maddî hukuka göre açıklanması gerekir. Hâkimin, hakem-bilirkişi raporuyla bağlı olması, hakem-bilirkişi raporunun doğruluğundan şüphe etmesinden değil, tarafların önceden onun bağlayıcı olduğu yönündeki anlaşmaları şeklinde, taraf iradesinden kaynaklanmaktadır. Ancak sadece bu durumda, delillerin serbestçe değerlendirilmesi ilkesinin ihlal edilmesi engellenmiş olur. Bu gerekçelerle, hakem-bilirkişilik sözleşmesinin hukukî niteliğini bir maddî hukuk sözleşmesi olarak nitelendirmektedir(189)…
