Doktrinde Yazıcıoğlu, saik ve amacın, failde, fiilden önce var olduğunu, dolayısıyla manevi unsurla ilgili olmadığını, bu nedenle genel kast belirlemesinin yeterli olduğunu belirtmiştir(34). Sümer, saike kanunda yer verilmesinin yerinde olacağını belirtmenin yanı sıra, bunun sadece doğrudan kastla işlenebileceğini ifade etmektedir(35)…
Yargıtay kararları ile uygulamanın TCK 312. madde yönünden amacı aradığı görülebilmektedir.…
