Bir kere daha hatırlatmakta fayda var ki Bourdieu’nün hukuk alanının kendine özgü…
Bourdieu’nün modern devletin ortaya çıkışına dair görüşlerine geçmeden önce Bourdieu’yü…
Bringing the State Back In (1985) ismiyle derlediği kitaba yazdığı “Bringing the State Back In: Strategies of Analysis in Current Research” [Devleti Geri Getirmek: Günümüz Araştırmalarında Analiz Stratejileri] başlıklı makalesinde ABD’li siyaset bilimci Theda Skocpol, makalenin isminden de anlaşılacağı üzere 1970’li yıllardan itibaren devlete yönelik ilginin tekrar canlandığından bahseder. Üstelik bu ilgi, siyaset bilimiyle de sınırlı değildir. Karşılaştırmalı tarih araştırmaları, iktisat tarihi, kültürel antropoloji gibi sosyal bilimler alanındaki çok farklı disiplinlerde devleti çeşitli boyutlarıyla ele alan çalışmalar birbiri ardına sökün etmektedir(34).…
Skocpol ve arkadaşlarının derlediği bu kitabın yayın tarihine bakıldığında Bourdieu’nün…
Devlete yönelik ilgideki bu artış, Skocpol’a göre sosyal bilimler alanında hakiki…
Ekonomi ve toplum üzerindeki etkisi bu şekilde kabul edildikten sonra devletin bizatihi…
Sonuç itibariyle devlet, belirli bir toprak parçası ve insan topluluğu üzerinde kontrol…
Burada öncelikle Bourdieu’nün devletten ne anladığına bakmak gerekir: “Devleti düşünme girişiminde bulunmak, bir devlet düşüncesini benimsemek, devlete,…
Devlet hakkında düşünmenin paradoksunu bu şekilde ifade eden Bourdieu, bugüne kadar…
Bourdieu’nün asıl hedef tahtasındakiler ise Perry Anderson ve Barrington Moore gibi…
“Devlet belirli bir toprak parçası ve buna tekabül eden nüfusun tamamı üzerinde fiziksel…
Diğer bir ifadeyle devlet, …
“[…] meşru simgesel [sembolik] şiddetin tekelini ele geçirmeyi amaçlayan mücadelelerin cereyan ettiği iktidar alanları bütünüdür” veya “[b]ir ulusun yetkisi çerçevesinde, yani bir ülkenin sınırları içinde, ortak zorlayıcı normlar bütününü tümel olarak ve tümel bir şekilde dayatma…
Devletin sembolik şiddet uygulaması, nesnellik ve öznellik olmak üzere iki düzeyde…
“Kendisini hem toplumsal yapılarda hem de bu yapılara uyarlanmış zihinsel yapılarda…
Devlet ile sembolik şiddet ve sembolik iktidar kavramlarını birarada zikreden Bourdieu’nün,…
Toplumdaki farklı iktidar odaklarının uğruna kıyasıya mücadele verdiği devlet alanı,…
“devletin kuruluşu, belli bir iktidar alanının kuruluşuyla birlikte ilerleyen bir…
Bu oyunda devletin elindeki en büyük koz sembolik sermayedir. Başta da belirtildiği…
Bu yoğunlaşma süreci, aynı zamanda tarihsel anlamda hukuki sermayenin de yoğunlaşma…
“Bir niyetin, hele de bir planın sonucu olmamakla beraber ve kendisinden yararlananlar,…
Devletin ve dolayısıyla hukukun, sembolik sermayenin yoğunlaşması sonucunda özerk…
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere Ortaçağ Avrupası’nda XII. ve XIII.…
Bu süreçte önce senyörlerin, kentlerin, loncaların ve esnafın işlerini gören adalet…
Böylece daha önceleri senyörlerin ve Kilise’nin mahkemelerine ait ceza yargılaması…
Bundan sonraki aşamada Kral’ın yargı yetkisini meşrulaştıracak bir takım kuramların…
Hukuki sermayenin bu yoğunlaşma süreci aynı zamanda hukuk alanının farklılaşmasına…
Nihayet 1670’de çıkarılan bir kararnameyle senyörlük ve Kilise mahkemeleri dağıtılır.…
Yukarıda bahsedilen kararnameyle getirilen düzenlemeler, Bourdieu’nün kendi sözleriyle…
“1. Yargılamanın suç mahalli üzerinde yetkili organlarca yapılması kural haline gelir…
Bu süreci yine Bourdieu kısaca şöyle ifade eder:…
“[B]elli bir çevreye (bölgeye) aktarılan yükümlülük, doğrudan insanlar üzerindeki…
Diğer bir deyişle krallık, yetkilerini belirli bir yetki alanı dahilindeki vekillerine…
Sürecin bundan sonraki aşamaları ise devleti oluşturan hukuki-bürokratik yapıların…
Bourdieu, bu gelişmeyi, Sarah Hanley’in “aile-devlet sözleşmesi” ismini verdiği bir…
“‘Aile-devlet sözleşmesi’, sosyo-ekonomik otoriteye dair, oluşum halindeki siyasi iktidarın devlet modelini de etkileyen ürkütücü bir aile modeli ortaya koyar.”(65)…
Bu “ürkütücü” modelin en önemli özelliğini ise şu kelimelerle dile getirir:…
“Sahip olduğu otoriteyle bir varlığın (insan ya da şey) gerçekte meşru toplumsal…
Yukarıda ana hatlarıyla izah edilen hukuk alanının özerkleşmesi sürecine, “hukuk…
“Hukukçular, kendi piyasaları olması hasebiyle, hukuk piyasasının birleşmesine göbekten…
Hukuki sermayenin yoğunlaşma sürecinin geldiği bu son nokta, aslında hukukçular ile…
