• Doğal kaynaklar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki varlıkların mülkiyetin devri yoluyla özelleştirilmesi mümkün değildir.…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
b.Özelleştirme Faaliyetlerinin Kısıtlanmasına Yönelik İlkeler
Özelleştirmenin kamu yararına uygun olması her somut olay bakımından ayrıca değerlendirme…
Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup sahipsiz mal statüsünde bulunan mallar üzerinde…
Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan malların bazıları Anayasa’da sıralanmıştır.…
Devletin malik olmadığı ve fakat egemenlik yetkisini kullandığı diğer sahipsiz mallar…
Doğal nitelikleri gereği kamu malı statüsünde bulunan bu malların, mülkiyetin devri…
Öte yandan, tabii kaynakların ancak belli bir süre için ve sadece işletme hakkının…
Bu doğrultuda, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan söz konusu malların mülkiyetinin…
Diğer yandan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan mallar üzerinde kurulan…
Doğal kaynaklar ile bu kaynaklardan yararlanan teşebbüslerin özelleştirilmesi arasındaki…
Aynı kararda, termik santrallerin hukuki durumunu da ayrıca değerlendiren Danıştay,…
Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup da devredilebilir nitelikte bir mülkiyet…
Danıştay Birinci Dairesi, yukarıda yer verilen kararında, enerji dağıtım bölgelerinin…
Buna karşılık, başka bir kararında Danıştay, dağıtım bölgelerinin her birinde ortaklık…
Nitekim, Türk Telekom A.Ş.’nin özelleştirilmesi sürecinde de iletişim altyapı varlık…
Görüldüğü gibi, kamu hizmeti alt yapı ve varlıklarının mülkiyetinin, sözleşmesel…
•Stratejik alanlarda ancak imtiyazlı hisse oluşturularak özelleştirme yapılabilmesi mümkündür…
4046 sayılı Kanun’un 2. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde, stratejik konularda…
Anayasa Mahkemesi de, başta kamu hizmeti üreten ve doğal tekel niteliği taşıyanlar…
İmtiyazlı hisse koşulunun getirilmesinin arkasında yatan sebep, milli güvenlik, kamu…
Kamuya ait söz konusu imtiyazlı hisse veya hisselere; ortaklığa hissedar olmaya ilişkin…
Söz gelimi, çoğunluk hissesi satış yoluyla özelleştirilen THY’nin Özelleştirme İdaresi…
Stratejik kuruluş niteliğindeki bazı teşebbüsler doğrudan 4046 sayılı Kanun’un 13.…
Görüldüğü gibi, 4046 sayılı Kanun uyarınca imtiyazlı hisseye ait ayrıcalıklar ancak…
•Özelleştirme faaliyeti kapsamında yabancılara devir işlemlerine yönelik kısıtlamalar getirilmesi veya mütekabiliyet koşulu aranması gerekir…
Kamuya ait taşınmazların yahut kuruluş ve teşebbüslerdeki kamuya ait payların mülkiyetinin…
İlk olarak, 4046 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca, bu Kanun kapsamındaki özelleştirmelerde…
Anayasa Mahkemesi de yabancıların taşınmaz edimine yönelik yaklaşımını, “Toprak edinme konusundaki mütekabiliyet esasının başka konulardaki mütekabiliyet esasından farklı yönü, Devletin, ülke denilen asli maddi unsuruyla olan ilişkisidir. Söz konusu ilişki bu noktada farklı bir düşünce ve hassasiyeti zorunlu kılar. Bu koşullardan herhangi bir nedenle tek taraflı vazgeçmek, Devletler Hususi Hukukunda Yabancılar Hukuku alanına etkisi zaruri eşitlik prensibini benimsememek anlamı taşır. Kaldı ki; bu alanda hakkın süjesi bireylerdir. Kendi vatandaşına yabancı ülkede aynı hakkı sağlamadan; ülkesinde yabancıya hak tanıması kolaylıkla savunulamaz. …Yabancıya satılmış toprakların yasal yollardan yerine göre geri alınabilmesi olanağının varlığına güvenilemez. Yabancının her an kendi devletinin himayesinde olduğu dikkate alındığında böyle bir yola başvurmanın devletlerarası çetin sorunları davet etmesi kaçınılmazdır. …Ülkede yabancının arazi ve emlak edinmesi salt bir mülkiyet sorunu gibi değerlendirilemez. Toprak, devletin vazgeçilmesi olanaksız temel unsuru, egemenlik ve bağımsızlığın simgesidir. Karşılıklı muamele (mütekabiliyet) esası uluslararası ilişkilerde eşitliği sağlayan bir denge aracıdır.”…
Anayasa Mahkemesi, özelleştirme işlem ve uygulamalarında yabancılara yönelik sınırlama…
Görüldüğü gibi, yabancılara taşınmaz satışında mütekabiliyet esası 4046 sayılı Kanun’un…
Nitekim Anayasa Mahkemesi daha yakın tarihli kararında, “Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi ifadesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını vurgulamakta olup, bu ifadeden devletin yabancılar hukukuyla ilgili yapacağı düzenlemelerde mutlaka karşılıklılık (mütekabiliyet) şartına yer verilmesi gerektiği sonucu çıkarılamaz. …Anayasa’nın 35. maddesinde, herkesin mülkiyet [hakkı] hükme bağlanmış ise de yabancıların bu haklardan istifadesi için mütekabiliyet şartı öngörülmemiştir. Buna göre, Anayasa’nın …hükümlerinde …karşılıklılık ilkesinin anayasal bir ölçü norm olduğunu gösteren herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.” demek…
