Polybios, Aristotales ve Platon’un düşüncelerini izleyen fikirleriyle, idari teşkilatın…
Civitas’ın barındırdığı toplumun yönetilmesi ise monarşik veya aristokratik bir anayasanın varlığıyla mümkündü. Hangi anayasanın idarenin temelinde bulunması gerektiğine ilişkin ise Polybios, bu yönetim biçimlerinin Roma’ya uyarlama yoluyla uygulanmasının bir zorunluluk olduğunu düşünmektedir. Söz konusu uyarlama ise karma anayasa olarak ifade edilmektedir. Yunan düşünür, Romalılar tarafından anayasa niteliğinde herhangi bir olgunun Roma’da bulunmamasını, Romalıların Res Publica’yı…
Teorik söylemlerden değil, eylemler vasıtasıyla oluşturulan bu anayasanın en önemli…
Bu düşüncenin esas aldığı civitas’ı oluşturan eşit statüdeki vatandaşlar ise yalnızca patricius’lardı
Polybios, civitas’ı oluşturan vatandaşları bir arada tutan bir başka olguya daha değinmektedir. Ona göre ideolojik açıdan insanların vatandaş olarak civitas’ı…
Polybios’a göre, vatandaşlık, yalnızca civitas’ı oluşturan kişilerle ilgili bir kavramla sınırlı değildi. Roma’nın büyümesinin ardından Roma vatandaşlığının yabancılara kabul yoluyla tanınması, dış politikanın önemli bir parçasıydı. Bu noktada Roma vatandaşlığının politik bir araç olarak kullanılması, Polybios’a göre Roma Devleti’nin “karşı konulmaz büyüklüğünü sağlayan neden”di
