Şu halde, açıklamada yanılma açısından sübjektif ve objektif esaslılık şartının ne…
Objektif esaslılık şartından anlaşılması gereken ise özetle şudur: Yanılanın gerçek…
Bu konuda Gauch / Schluep / Schmid / Emmenegger’e göre, sözleşmenin içeriği ile yanılanın gerçek iradesi arasındaki farklılığın objektif bakımdan önem arz etmesi gerekir. Sözleşmenin yanılan tarafından istenilen içeriği ile gerçekte hüküm ifade eden içeriği arasında alışveriş hayatındaki hâkim görüşlere ve dürüstlük kuralına göre önemli sayılacak bir farklılık bulunmamaktaysa, yanılma objektif bakımdan esaslı değildir. Bu farklılığın önemli olup olmadığı ise hâkimin takdir yetkisine göre belirlenir(969).…
Schmidlin’e göre(971) tüm açıklamada yanılmalara objektif bir esaslılık filtresi olarak uygulanması düşünülecek esas kriterin OR m. 2’den (TBK m. 2) kıyasen elde edilmesi mümkündür. Buna göre, nasıl ki OR m. 2, sözleşmenin kurulabilmesi için tarafların irade açıklamalarının tüm esaslı noktalarda uyuşmasını aramakta ve bununla birlikte, ikinci derece noktalar üzerinde anlaşma yoksa ya da bunlar görüşülmemiş veya görüşülmesi ileriye bırakılmışsa dahi sözleşmenin yine de kurulacağına işaret etmekteyse, aynı temel prensip açıklamada yanılmalar için de benimsenmelidir. Öyleyse, sübjektif esaslı nokta haline getirilmemiş ikinci derece noktalara ilişkin yanılanın iradesi ile açıklaması arasındaki uygunsuzluk, objektif açıdan esaslı kabul edilmemelidir(972).…
Bu noktada hemen işaret edelim ki, Schmidlin’in ikinci derece noktalara ilişkin yanılmaların esaslı olmayacağına ilişkin görüşünün, şu önemli hususa dikkat çekilerek daha sağlam bir temele oturtulması gerekir. Şöyle ki, bütün ikinci derece noktalar aynı potada değerlendirilerek, hepsinin (esaslı yanılma statüsünde olmasa dahi) açıklamada yanılmaya yol açacağını söylemek pek doğru bir çıkarım değildir. Zira bunların bazıları sadece saikte yanılmaya neden olabilecektir. Bilindiği üzere, ikinci derece noktalar; arızi noktalar (accidentalia negotii)…
Keller / Schmied-Syz’a göre, açıklama ile iç irade arasındaki uygunsuzluğun önemli (esaslı) olması, iki durumda tartışmasızdır. Bunlardan ilki, yanılmanın sözleşme ilişkisindeki taraf rolüne ilişkin olmasında gündeme gelmektedir. Yazarların bu konuda verdiği örneği aktarırsak; A, belirli bir şeyi satın almaya yönelik iradesini açıklamak isterken, açıklamasının güven ilkesine göre yorumundan o şeyi satmak istediği anlamı çıkmaktadır(977).…
