Görüntüleme Ayarları:
Sayfa numarasını gizle

Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.

b. Saikte Yanılmaların (TBK m. 32’ye göre) ve Açıklamada Yanılmaların Farklı Şekilde Değerlendirilmesi Görüşü (Ayrı Kriter Görüşü)

Doktrinin çoğunluğunu oluşturan bu görüşteki yazarlar(961)

Burada bir kısım yazarlara göre(962) eğer kanunda belirtilen bir açıklamada yanılma türü varsa, bunlar kanun gereği hem sübjektif hem de objektif yönden esaslı sayılmakta; bunun dışında kalan bir açıklamada yanılmanın ortaya çıkması halinde ise, bu iki şartın varlığı aranmaktadır. Öte yandan, bir diğer grup yazar(963)

Bu görüşteki Huguenin, baskın görüşün, TBK m. 31’de (OR m. 24) sayılan açıklamada yanılmaların yasa gereği objektif ve sübjektif yönden esaslı olduğu; saikte yanılmalarda ise, esaslılık şartlarının yanılan tarafından ispatlanması gerektiği düşüncesinde olduğunu belirterek buna karşı çıkmaktadır. Yazara göre, her iki yanılma türünde de ispat açısından bu yönde bir fark yaratılmamalı; hangi yanılma türü söz konusu olursa olsun, esaslılık şartlarını yanılan ispatlamalıdır. Zira birçok durumda saikte yanılma ile açıklamada yanılma arasında sınır çizmenin zorluğu da, yeknesak bir ispat yükünü doğrular niteliktedir(966)

a. Her Türlü Yanılmaya TBK m. 32’deki (OR m. 24/1 b. 4, eBK m. 24/1 b. 4) Şartların Uygulanması Görüşü (Ortak Kriter Görüşü)
c. Sadece Karşı Tarafın Bildiği ya da Bilmesi Gerektiği Yanılmaların Esaslı Olabileceği Görüşü