Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel +
pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
B.Türk Ceza Hukuku Doktrinine Göre Cezanın Amacı
“Ceza Kanunun Amacı” başlıklı TCK m. 1’in ilk cümlesi “Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir”…
Dönmezer / Erman, çağdaş bilimsel düşünceye göre cezanın belirli amaçlar içermesi gerektiğini ifade etmişlerdir. Cezanın toplumsal bir tepki olduğu ifade eden yazarlar, cezanın sırf bireyden öç almak için ona ızdırap veren bir araç olarak görülüyor olmasının toplumsal faydadan uzak olduğunu belirtmiş ve cezanın bunun dışında pek çok işlevi olduğunu ortaya koymuşlardır. Kişiye ceza yaptırımı uygulanması ile failin uslanması, yeniden sosyalleşmesi ile birlikte toplumun tepkisini de açığa vurabilecek karma nitelikte bir ceza sisteminin öngörülerek modern düşüncelerden doğan cezalarda hümanizmin etkili olması, yazarlarca savunulmuştur…
Doktrinde bu konuda görüş bildiren yazarlardan Hafızoğulları, cezanın önleyici bir toplumsal savunma aracı olduğunu, cezanın uygulanması ile aynı zamanda kefarete aracılık ettiğini vurgulamış ancak bunların cezanın amacı değil, cezanın esası olduğunu; cezanın bunları içerisinde barındırdığını, cezanın varlık nedeni olduğunu ifade etmiştir. Yazar bununla birlikte cezanın bir öç alma tepkisi de içerdiğini ancak bunun ötesinde mağdur bakımından tatmin edici bir işlev yerine getirerek toplumda meydana gelen nefret ve infial duygularını yatıştırmakta, böylece, kişilerin şahsi öç ve kamunun kriminel misilleme arzularını tatmin ettiğini belirtmiştir. Öte yandan yazara göre, cezanın infaz edilmesi ile bir yandan suçla meydana gelen ihlal bertaraf edilirken, bir yandan da gelecekte meydana gelebilecek suçların da önlenmesi ile ceza geçmişte etkilerini sürdürürken geleceği de etkilemektedir. Dolayısıyla ceza ile suçun bastırılması ve önleme düşüncesi birbirine karşıt olmamaktadır; çünkü devlet suç işleyen kişiye ceza vererek işlenmiş olan suçları bastırmakta ve aynı zamanda cezanın infazı ile gelecekte suç işlenmesini de önlemektedir.Önder, cezanın anlamı ve amacının ülkenin izlediği suç politikasına bağlı olduğunu dile getirmiştir. Bu doğrultuda yazar, ülkemizde cezanın amacının kefaret niteliğini kaybetmediğini ve fakat aynı zamanda cezanın genel ve özel önleyici amaçlarından yararlanıldığını vurgulamış, böylelikle ülkemizde karma teorinin izlendiğini ifade etmiştir.…
Cezanın amacına ilişkin Centel de, cezanın amacı konusunda karma teoriyi benimsemenin gerekliliğine işaret etmiştir. Yazara göre, cezanın faili ıslah etmek, yeniden sosyalleştirmek amacı yanında, toplumu suçtan korumak ve potansiyel suçluları caydırmak amacı ile birlikte cezanın kefaret amacı da içermesi gerektiği, ancak bunun kusurla orantılı olması gerektiği söylenmelidir. Böylelikle, işlenen suçlara ceza verileceğini bilinmesi ile toplumda güven duygusunu, hukuka bağlılığı ve hukuk bilincinin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Günümüzde infaz hukukunda da cezanın ıslah amacı ön plana alınarak, suçluyu yeniden sosyalleştirmeye, kendine güvenini kazandırmaya elverişli programlar uygulandığını belirten Centel, bu amaçların gerçekleştirilmesinin ancak cezanın adil olmasıyla mümkün olabileceğini vurgulayarak adaletin de cezanın amaçlarından birisi olması gerektiğini ifade etmiştir.Türk hukuku doktrininde cezanın amacı hususunda karma görüşün baskın olduğu görülmektedir
Gerçekten de, suç işleyen bir bireyin cezalandırılması, o kişiyi bu eylemi nedeniyle…
iv. Değerlendirme
II. İŞLENEMEZ SUÇUN CEZALANDIRILMASI PROBLEMİ