Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel +
pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
bb.İtirazın İptâli
Borçlu, ödeme emrine karşı borca ve çeviri kuruna itiraz etmiş ve fakat alacaklının…
Borçlunun başlattığı ilamsız takibe devam edebilmesi için, itirazın iptali davasını,…
“Taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmede aynen ödemeyi şart kılan herhangi bir…
“Davacı, 85.246.55 doların, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL tutarının tahsili için icra takibinde bulunmuş sayılır. Sözleşmede borcun dolar olarak ödenmesi şartı bulunduğundan, davacı fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsil olarak gösterilmesi zorunlu olup, takip bu miktar üzerinden yürütüleceğinden, davacının takip tarihi ile ödeme tarihi arasındaki kur farkından dolayı ayrıca takip talebinde bulunmak hakkı saklı kalmak üzere borçlunun itirazının iptaline karar verilmesi gerekirken, takip talebindeki ve dava dilekçesindeki istemin dışına çıkılarak doların ayrıca tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile hükmün bu yönden bozulması gerekir’’.İtirazın kaldırılması veya itirazın iptali sonunda haklı çıkan taraf lehine hükmedilecek…
“İcra İflas Kanunu’nun 58. maddesine göre, icra takibindeki alacağın Türk lirası olarak gösterilmesi gerekmektedir. Ancak yabancı para üzerinden alacaklılar bakımından bu talepnamede yabancı paranın gösterilmesi ve ayrıca karşılığı Türk lirasının da yazılması mümkündür. Yargıtay uygulaması da, bu biçimdeki takiplere geçerlilik tanımaktadır. Davalı bu takibe itiraz etmiş ve mahkemece davalı aleyhine yabancı para üzerinden yüzde 40 oranında inkâr tazminatına karar verilmiştir. Ancak alacak yabancı para olsa bile icra takibine yapılan itirazın haksız olması halinde inkâr tazminatının yabancı para olarak değil, Türk parası karşılığı olarak karara bağlanması gerekir. Çünkü İcra ve İflâs Kanunu ilke olarak Türk lirası üzerinden takibe cevaz vermiş bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak inkâr tazminatının Türk lirası üzerinden hükme bağlanması gerekir. Mahkemece bu hususların göz önünde tutulmaması doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir”…
Bu görüş Yargıtay’ın kendi uygulaması açısından doğru değildir. Çünkü Yargıtay, takibin…
aa.İtirazın Kaldırılması
2.İcra Emrine Karşı Koyması