İnançlı işlemlerin yasal olarak düzenlenmemesi, doktrin ve yargı içtihatları ile…
Doktrinde birçok yazar tarafından yapılan tanıma göre(7) “inanan olarak adlandırılan bir kişinin, bir borca teminat teşkil etmek veya idare edilmek üzere, malvarlığında yer alan bir şey ya da hakkı, aynı amaçlarla yapılan işlemlerden daha güçlü bir hukuki durum yaratmak amacıyla inanılan adı verilen bir kişiye kazandırdığı işlemlere, inançlı işlemler” adı…
KILIÇOĞLU’na göre(8) “taraflar arasında karşılıklı güvene dayanılarak yapılan ve öngörülen şartların ileride gerçekleşmesi halinde, yapılan anlaşmaya uygun olarak belirli bir tarzda hareket etme yükümlülüğü doğuran işlemler, inançlı işlemlerdir.’’ …
Doktrinde yapılan diğer bir tanıma göre, “bir kimsenin menfaatinin başkası tarafından korunması veya teminatı sağlamak amacıyla ona bazı haklarını ciddi olarak devrettiği, ancak hakları kazanan kişinin bu kazandırmadan doğacak bazı yetkilerini hiç kullanamadığı, kalanlarını da ancak önceden hak ve halen menfaat sahibi olan kişinin göstermiş olduğu şekilde kullanmak zorunda olduğu işlemlere, inançlı işlemler” denir
Yargıtay inançlı işlemleri, “inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemler” olarak…
Bu açıklamalar ışığında, inançlı işlemler bakımından şöyle bir tanımlama yapılabilir:…