Duplum’un sabit miktarı nedeniyle, actio auctoritatis’in hem alıcı hem de satıcı açısından actio empti’ye…
Digesta’da, actio auctoritatis ile actio empti arasındaki ilişki hakkında bilgi veren çeşitli metinler bulunmaktadır(827).…
D. 21.2.69.3 (Scaevola 2 quaest.)…
“Quid ergo, qui iussum decem dare pronuntiat viginti dare debere, nonne in condicionem mentitur? verum est hunc quoque in condicionem mentiri et ideo quidam existimaverunt hoc quoque casu evictionis stipulationem contrahi: sed auctoritas Servii praevaluit existimantis hoc casu ex empto actionem esse, videlicet quia putabat eum, qui pronuntiasset servum viginti dare iussum, condicionem excepisse, quae esset in dando.”…
“Peki ya satıcı, on birim ödeme yapması istenen (emredilen) kişinin yirmi birim ödeme yapması gerektiğini beyan ederse; o zaman bu durum hakkında yalan söylenmiş olmaz mı? İkincisinin bu durum hakkında da yalan söylediği doğrudur ve bu nedenle bazıları bu davada da stipulatio evictionis’in haklı olduğunu sonucuna varmıştır. Ancak, bu durumda actio ex empto’nun verildiğini varsayan Servius’un otoritesi galip gelmiştir, çünkü kölenin yirmi birim ödemekle yükümlü olduğunu beyan eden (emreden) bir kişinin, para ödemesinden oluşan bir koşul için sorumluluğunun ortadan kalktığını düşünüyordu.”…
Scaevola, Servius’un, bir kölenin özgürlüğü için ödemesi gereken para miktarının…
Actio empti, hemen sonraki metinde de benzer bir işleve sahipti:…
D. 21.2.69.4 (Scaevola 2 quaest.)…
“Servus rationibus redditis liber esse iussus est: hunc heres tradidit et dixit centum dare iussum. si nulla reliqua sunt quae servus dare debeat et per hoc adita hereditate liber factus est, obligatio evictionis contrahitur, eo quod liber homo tamquam statuliber traditur. si centum in reliquis habet, potest videri heres non esse mentitus, quoniam rationes reddere iussus intellegitur summam pecuniae quae ex reliquis colligitur iussus dare: cui consequens est, ut, si minus quam centum in reliquis habuerit, veluti sola quinquaginta, ut, cum eam pecuniam dederit, ad libertatem pervenerit, de reliquis quinquaginta actio ex empto competat.”…
“Bir kölenin hesap verir vermez özgür olması gerekir. Mirasçı bu köleyi sattı ve yüz birim ödemesi gerektiğini söyledi. Kölenin hâlâ ödemesi gereken borçları yoksa ve mirasın devralınması yoluyla azat edilmişse, özgür bir adamın bir statuliber gibi kabul edilmiş olması nedeniyle zapt yükümlülüğü haklıdır. Kölenin ödenmemiş yüz birim borcu varsa, mirasçının yalan söylemediği varsayılabilir. Çünkü hesap vermesi gereken kişinin aslında borcu olan parayı (tamamını) hesaptan ödemesi gerekir. Buna göre, eğer yüz birim az bir borcu varsa, örneğin sadece elli birim ise, o zaman bu parayı vererek özgürlüğüne kavuşur. Kalan elli birim üzerinden (yani satıcıya karşı) actio ex empto hakkına sahiptir.”…
Bu durumda, bir köle azat edilmesinin hesabını mirasçıya vermek zorundadır (rationes reddere).…
Actio auctoritatis ile actio empti arasındaki etkileşim şu metinle…
D. 21.2.69.5 (Scaevola 2 quaest.)…
“Sed et si quis in venditione statuliberum perfusorie dixerit, condicionem autem libertatis celaverit, empti iudicio tenebitur, si id nescierit emptor: hic enim exprimitur eum, qui dixerit statuliberum et nullam condicionem pronuntiaverit, evictionis quidem nomine non teneri, si condicione impleta servus ad libertatem pervenerit, sed empti iudicio teneri, si modo condicionem, quam sciebat praepositam esse, celavit: sicuti qui fundum tradidit et, cum sciat certam servitutem deberi, perfusorie dixerit: ‘itinera actus quibus sunt utique sunt, recte recipitur’, evictionis quidem nomine se liberat, sed quia decepit emptorem, empti iudicio tenetur.”…
“Ancak bir kişi satış sırasında sadece genel ifadelerle malın statuliber olduğunu söylemiş, ancak azat koşulunu gizlemiş olsa bile, alıcı bunu bilmiyorsa satış davasıyla bağlı olacaktır. Çünkü burada, kölenin bir statuliber olduğunu söyleyen ve herhangi bir şart beyan etmeyen kişinin, kölenin şartın yerine getirilmesiyle özgürlüğüne kavuşması hâlinde zaptla bağlı olmadığı, ancak sadece var olduğunu bildiği şartı gizlemişse satış davasıyla bağlı olduğu ifade edilmektedir. Tıpkı bir arsayı (araziyi) devreden ve üzerinde belirli bir irtifak hakkı olduğunu bilen kişinin, zapt yükümlülüğünden muaf olmasına rağmen, alıcıyı aldattığı için satış davasıyla bağlı olmasına rağmen, yüzeysel olarak ‘Geçiş hakları, hayvan sürme hakları, kimde ve her ne şekilde (niteliği ne) olursa olsunlar devralınacaktır’ demesi gibi.”…
