Bu değişimden etkilenen ülkelerden biri olarak Belçika gösterilebilir. Nitekim Belçika…
Bir diğer örnek olan İspanya’da ise, 19. yüzyılın sonlarında hazırlanan ceza muhakemesi…
Benzer tartışmalara Yunanistan’da da rastlanmaktadır. Her ne kadar Anayasa’da yer…
İtalyan hukukunda ise, delilin kullanılamazlığı ancak belirli özel düzenlemelerle…
Hollanda hukukunda da yargıcın hukuka aykırı delile ilişkin olarak birden fazla ihtimale…
Avrupa Adalet Divanı ise hangi delilin dışlanacağına dair yetkinin temel olarak üye…
Bu bakımdan Alman yargısı kişinin kendini suçlamama hakkı gibi özel düzenlemelerin…
Alman hukukunun delilin dışlanmasına ilişkin yaklaşımını bir mozaiğe benzeten yazarlar…
Gless’in bu konudaki ilgi çekici bir tespiti ise bu karmaşık uygulamanın nedenine ilişkindir. Yazara göre, günümüzde Almanya da dahil Avrupa ceza adaleti sisteminde mahkemeler, 19. yüzyıldan kalan muhakeme kanunlarını modern anayasalara göre yorumlamaya çalışmaktadır. Nitekim yazar tarafından dışlama kuralına ilişkin olarak Alman gelişimi yamalı bir bohçaya benzetilmekte ve soruşturma mercilerinin çıkarları ve maddi gerçeğe ulaşma amacı ile temel hakların uzlaştırılmaya çalışıldığı, bu nedenle içtihadın da karmaşık bir hal aldığı ifade edilmektedir. Öte yandan yazar, Almanya’nın delilin dışlanması konusunda geçmişe nazaran daha özgürlükçü bir yola girdiği kanaatindedir.(493)…
Gerçekten de Alman hukukunda gelişme kat edilen önemli bir konuya da çalışmamızla…
Nitekim Alman Federal Anayasa Mahkemesi hastane odası (Krankenzimmer) kararı olarak da bilinen kararında(495)…
