Anlaşma tutanaklarında(75) delegelerin görüşleri, kavramın anlamının belirlenmesi ve metin diğer dillere çevrildiğinde amaca ulaşabilecek en uygun ifadelerin seçilmesi üzerinde yoğunlaşmaktadır. İsviçre delegasyonundan Vischer,…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
C. Cenevre Anlaşması
1934 tarihinde imzalanan ve kambiyo senetleri hukukunun yeknesaklaştırılması amacını…
Alman delegasyonundan Quassowski’nin görüşleri tartışma açısından dikkat çekicidir. Quassowski ilk…
Çekoslavakya delegasyonundan Hermann-Otavsky, zarar verme kastının aranmaması gerektiğini, yalnız şahsi defilerin varlığını bilmenin yeterli olmadığına katılmakla birlikte hamilin borçlunun zarar göreceğini bilmesinin yeterli olması gerektiğini ileri sürmüştür(80).…
Hollanda delegasyonundan Molengraaff da aynı şekilde hükümde kötüniyetten fazlasının aranmaması gerektiğini ifade etmiştir. Delege, dönemin Hollanda Borçlar Kanunu m. 148(a) hükmüne göre şahsi defilere karşı üçüncü kişilerin korunması için şahsi defileri bilmemesi veya bilemeyecek durumda olması gerektiğini belirtmiş; bunun da kötüniyet tanımına uygun olduğunu, önerilen metnin kabulü durumunda kötüniyetli olan yani şahsi defilerin varlığını bilen kişilerin de korunacağını dile getirmiştir(82).…
Finlandiya delegasyonundan Grönvall İsviçre delegesi Vischer’in şahsi defilerin bilinmesi durumu üzerinde fazla baskı yapmasının yanıltıcı olacağını, mahkemelerin yalnız bu hususu dikkate alarak karar vermeleri, diğer önemli hususları ise göz ardı etmeleri sonuçlarını doğurabileceğini ifade etmiştir(84)…
İtalya delegasyonundan Giannini bilmenin ölçütünün scire est scire per causas (bir…
İngiliz delegasyonundan Gutteridge, İtalyan delege ile aynı fikirde olduklarını, İngiliz hukukunda entente frauduleuse (hileli…
