Her iki kanunda derdestliğin farklı nitelikte olması zaman bakımından uygulama sorununu…
dava şartı olarak değerlendirmiştir(231). Hâl böyle olunca konu doktrinde de değerlendirilmiştir. Taşpınar Ayvaz’a göre, her ne kadar usûl kurallarının derhal uygulanması esas olsa ve bu husus Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 448. maddesinde düzenlense de zaman bakımından uygulamada kamu yararı kavramı dikkate alınmalıdır. Bu durumda yeni kanun hükmü, kamu yararını tesis edecekse geçmişe uygulanabilir. Ayrıca, derdestlik hukukî yararın somut bir görünümüdür. Tarafları, sebebi ve konusu aynı olan bir davanın sırf derdestlik ilk itirazı ileri sürülmediği için görülmesinde hukukî yarar da bulunmamaktadır. Her iki davanın bu sebeple görülüyor olması gereksiz masrafa sebep olacağından usûl ekonomisi ilkesine de aykırılık teşkil eder. Yine her iki dava sonucunda farklı kararlar verilmesi hâlinde hukukî güvenlik de sağlanmaz. Dolayısıyla derdestliğin dava şartı olarak derhal uygulanmasında ve 1 Ekim 2011 tarihinden önce açılan davalar bakımından da derdestliği dava şartı olarak incelemekte bir sakınca bulunmamaktadır(232)…
Kanımızca da derdestlik dava şartı hâline geldikten sonra 1 Ekim 2011 tarihinden…
