Davis Contractors v Fareham UDC(376) davasında Lordlar Kamarası Hukuk Komitesi, aşırı ifa güçlüğü doktrininin sınırlarını güncellemiş ve öngörülebilirlik ilkesinin önemini vurgulamıştır. Lordlar Kamarası Hukuk Komitesi, sözleşme kurulduğu sırada öngörülebilir olan ancak…
Bu davada yüklenici, sabit bir fiyat üzerinden Fareham Belediyesi için 78 ev inşa…
Lordlar Kamarası Hukuk Komitesi, belediye lehine karar vermiştir. Mahkeme, ilgili…
Lord Radcliffe, aşırı ifa güçlüğü testini şu şekilde formüle etmiştir:…
“Aşırı ifa güçlüğü, hukuk sisteminin, herhangi bir tarafın kusuru olmaksızın, sözleşmeden doğan bir yükümlülüğün ifasının artık mümkün olmadığını ve ifa koşullarının, sözleşme yapılırken üstlenilen yükümlülükten radikal biçimde farklılaştığını kabul ettiği her durumda meydana gelir. Non haec in foedera veni. Ben bunu yapmayı taahhüt etmedim.”…
Viscount Simmonds da hayal kırıklığına uğramış beklentilerin tek başına aşırı ifa…
Ancak Lord Reid, Taylor v Caldwell kararında Blackburn J tarafından ifade…
“Bana göre aşırı ifa güçlüğü, çoğu durumda, sözleşmeye zımnen bir hüküm eklenmesine değil, sözleşmenin hükümlerinin, sözleşmenin doğası ve kurulduğu sıradaki çevresel koşullar ışığında doğru şekilde yorumlanmasına dayanır. Bu görüşü destekleyen birçok içtihat mevcuttur... Bu görüşe göre, tarafların ne düşündüğünü ya da onların veya makul kişilerin aynı durumda olsalar yeni durumla nasıl başa çıkacaklarını öngörmüş olsalar nasıl hareket edeceklerini dikkate almaya gerek yoktur. Sorulması gereken soru, yaptıkları sözleşmenin, doğru yorumu uyarınca, yeni duruma uygulanabilecek kadar geniş olup olmadığıdır. Eğer değilse, o halde sözleşme sona ermiş sayılmalıdır.” (378)…
Lord Reid, öngörülebilirliğe dikkat çekerek şunları da eklemiştir:…
“Bu tür sözleşmelerde yüklenici, işi belirli bir bedelle yapmayı taahhüt eder ve maliyetin beklenenden fazla ya da az olması riskini üstlenir. Gecikme, kimsenin kusuru olmadan meydana gelmişse, bu durum sözleşme kapsamında öngörülebilir olabilir ve ek süre verilmesini sağlayacak hükümler içerebilir; bu ölçüde diğer taraf gecikme riskini paylaşmış olur. Ancak maliyet artışının riskini üstlenmiş değildir. Gecikme, öngörülmeyen ve bambaşka bir olaydan kaynaklanıyorsa, belki o zaman sözleşme sona ermiş olabilir. Ancak bu davada denilebilecek en fazla şey, gecikmenin beklenenden fazla olduğudur. Gecikme, yeni ve öngörülemeyen bir faktörden kaynaklanmamaktadır; iş daha zahmetli hale gelmiştir ama sözleşmede öngörülen işten farklı bir iş haline gelmemiştir.” (379)…
Lord Radcliffe ise şunları belirtmiştir:…
“Bu davada aşırı ifa güçlüğü uygulanmasının önündeki iki engel şunlardır: (1) Gecikmenin nedeni, tarafların öngöremeyeceği yeni bir durum değildir. …
Bu karar ile Lordlar Kamarası Hukuk Komitesi, tarafların öngördüğü veya öngörebileceği…
Daha yakın tarihli bir davada, Temyiz Mahkemesi(382), bir gemi kira sözleşmesine ilişkin ihtilafta, sözleşme süresinin sonlarına doğru liman yetkililerince geminin hukuka aykırı şekilde yaklaşık üç ay alıkonulması nedeniyle sözleşmenin aşırı ifa güçlüğüne uğrayıp uğramadığını değerlendirmiştir. 20 günlük kısa süreli bir kiralamada bu gecikmenin aşırı ifa güçlüğü oluşturmadığına hükmeden Rix LJ, geminin kiralama amacına uygun olarak kullanıldığını ve bu nedenle gecikmenin yalnızca mali sonuç doğurduğunu belirtmiştir. Gecikme riskinin sözleşme kapsamında kiracıya ait olduğunu, aşırı ifa güçlüğünü ise olayın hemen gerçekleşmesiyle doğmayacağını ve “bekle ve gör”…
Rix LJ, aşırı ifa güçlüğü testine ilişkin olarak mahkemenin “çok faktörlü bir yaklaşım”…
“Değerlendirilmesi gereken unsurlar arasında; sözleşmenin kendi hükümleri, onun bağlamı veya çevresi, tarafların bilgi, beklenti, varsayım ve düşünceleri -özellikle risk konusunda - sözleşmenin kurulduğu andaki durumları ölçüsünde, bunların karşılıklı ve nesnel olarak atfedilebilmesi kaydıyla; ayrıca ortaya çıkan olayın niteliği ve tarafların yeni koşullar altında gelecekte ifa ihtimallerine ilişkin makul ve nesnel olarak tespit edilebilir değerlendirmeleri yer alır. Zira aşırı ifa güçlüğü doktrininin konusu sözleşmedir; sözleşmeler ise riskin dağıtımıyla ilgilidir. Riskin dağıtımı ve üstlenilmesi yalnızca açık ya da zımni hükümlere değil, aynı zamanda ‘tarafların öngörüsü’ gibi daha kolay tanımlanamayacak hususlara da bağlı olabilir. Bu nedenle doktrinin uygulanması …
Rix LJ ayrıca bu doktrinin adalet ilkesine hizmet eden bir doktrin olduğunu ve bu…
