Bazı yazarlara göre(311), KMK md.6/f.1’de kastedilen eklentinin teknik anlamda bütünleyici parça olduğu değil; eklenti üzerindeki hakkın bağımsız bölüm üzerindeki hakka (kat mülkiyetine) bağlı olduğudur. Çünkü Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca bütünleyici parçaya ait unsurların hiçbirisi eklentide bulunmamaktadır. TMK md.684/f.2 gere-
Bazı yazarlara göre ise(313), eklenti, bağımsız bölümün özel nitelikte bütünleyici parçasıdır veya bütünleyici parçası sayılmalıdır. Kanun koyucu TMK md.685/f.3 ile nasıl “doğal semereler” bakımından bunların bütünleyici parçanın özelliklerini taşımasa bile bütünleyici parça sayılmaları gerektiğini düzenlemişse, burada da bütünleyici parça özelliklerini taşımayan eklentiler için aynı yolu izlemiş, bütünleyici parça kavramını genişletmiştir. Eklenti, bağımsız bölümün dışında olması dolayısıyla asıl şey (bağımsız bölüm) ile arasında maddi sıkı bağlılık söz konusu değildir. Ancak burada kanun koyucu bizzat tahsis yaparak, bunların kendine özgü bütünleyici parça sayılması gerektiğini düzenlemiştir. Kat Mülkiyeti Kanunu, Medeni Kanun’un mülkiyet rejiminden nasıl sapmış ve kendine özgü bir mülkiyet türü kabul etmişse, aynı şeyi bütünleyici parça konusunda da yapmıştır. Sonuç olarak, eklenti, bağımsız bölümün kendine
Kanaatimizce, eklenti üzerindeki hak kat malikinin bağımsız bölüm üzerindeki mülkiyet…
