Doktrinde bu davanın taşınır davası niteliğinde olduğu belirtilmiştir.(67)…
“… Kooperatif tarafından Lütfi Fitöz İnş. Tur. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine istirdat davası açıldığı, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, gerek işbu dosyada gerekse mahkememiz dosyasında davacının kötüniyetli hamil olduğu ileri sürülmediği gibi, TTK’nun 559 ncu maddesi gereğince davacının karşılıksız olduğunu bilerek çekleri borçlunun zararına devraldığı hususu da kanıtlanamadığı anlaşıldığından … mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir”(70)…
Bununla birlikte kötü niyet ve ağır kusurun tespit edilmesinde Yargıtay somut deliller…
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, noter satış sözleşmesinde peşin ödemeden sözedildiği, çek’ten bahsedilmediği, tanıkların şehadeti ile düzenlenen adi yazılı sözleşmede çek’ten sözedilmiş ise de, resmi sözleşmenin aksinin tanıkla ispat edilemeyeceği, hamiline yazılı çek’i elinde bulunduranın yasal hamil olacağı, çekte davacı lehine bir ciro bulunmadığı, davalıdan önce çek’e hamil olduğunu ve elinde iken kaybettiğini, davalının kötüniyetle iktisap ettiğini davacının kanıtlayamadığı gerekçesiyle..”(71)…
Burada çekin hâlihazırda kimde olduğunun bilinmesinden maksat husumetin yöneltilebilmesidir.
“Dava, zayi sebebiyle çek iptali istemine dair olup, bu davalar, özelliği itibari ile hasımsız açılan davalardan olup, yapılan yargılama sırasında çek hamilinin ortaya çıkması durumunda, çek iptali davasını açan davacıya, mevcut çek hamiline karşı çek istirdadı davası açması konusunda süre verilmeli, istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı, istirdat davası açılmaması halinde ise çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmalıdır. Nitekim TTK sistematiği ve Dairemiz yerleşik uygulaması da bu yöndedir. İlke temelinde; hasımsız olarak açılan davalarda, üçüncü kişilerin davaya müdahaleleri halinde davanın çekişmeli duruma gelmesi mümkün ve gerekliyse de; çek iptali davalarında yukarda açıklanan bu prosedür gereğince, hasımsız şekilde açılan davaya çek hamili üçüncü kişilerin asli ya da fer’i müdahale imkanı mevcut değildir. Somut olayda; mahkemece verilen hükmün, çek hamili olan üçüncü kişi tarafından temyiz edildiği, bu hali ile değinilen ilkeler ışığında, mümeyyiz çek hamilinin davada taraf sıfatının bulunmadığı ve esasen eldeki davanın tarafı olma imkanının da mevcut olmadığı, mahkemece çek hamilinin asli müdahillik isteminin kabulü yönünde kurulan ara kararının da mümeyyiz çek hamili lehine bu hususta usuli kazanılmış hak da sağlama
Yukarıda belirtildiği gibi, çekin kimin elinde olduğu biliniyorsa, hâkimin iade davası…
İptal davasının keşideci tarafından açılamayacağı hususunda Yargıtay’ın müstakar…
İade davası kabul edilirse davacının talebi haklı bulunmuş olur ve dava konusu çekte…
Eğer iade davası reddedilirse, davacının çekte hak sahibi olmadığı anlaşılacak ve…
