TTK m. 121/3 hükmünden de belli olduğu üzere kısıtlılık hali için kanun taraf ayrımı…
Müvekkilin veya acentenin kısıtlanması, TTK m. 121/3’ün TBK m. 513’e yaptığı atıf…
Bu iki kavram arasındaki farklılığa medeni hukuk kapsamında kısaca değinmek gerekecektir.…
TBK m. 513’de ilgili sona erme sebebi, “ehliyetini kaybetmesi” şeklinde düzenlenmiştir. Kanun koyucunun ehliyetin kaybedilmesi hâline hangi ehliyet engellerini dâhil ettiğini sorgulamak gerekmektedir. Doktrinde ehliyetsizlik hâli, ikiye ayrılır. Bu hâllerden birincisi, ayırt etme gücünün olmaması, yani tam ehliyetsizlik halidir. İkincisi ise ayrıt etme gücü olup da diğer kısıtlı olma veya ergin olmama hali yani sınırlı ehliyetsizlik halidir(244).…
Gümüş’e göre, TBK m. 513’de yer alan ehliyetin kaybedilmesi durumu hem ayırt etme gücünü kaybederek tam ehliyetsiz hale gelmeyi hem de ayırt etme gücüne sahip olup kişinin kısıtlanmasını veya yasal danışman atanmasını(245)…
Zevkliler/ Gökyayla, “ehliyetini kaybetmesi” halini, hukuki eylem ehliyetini kaybetmesi şeklinde ifade etmiştir(247).…
Akıncı’ya göre ise, vekalet sözleşmesi kendi içinde temsil yetkisini de ihtiva ettiğinden, müvekkilin veya vekilin ehliyetini kaybetmesi ile sözleşme veya işin niteliği gerekli kılıyorsa vekalet sona ermemelidir. Eğer temsilci temyiz kudretine sahip olup da hacir altına alınma söz konusu ise bu durum vekaletin devamına engel olmayacaktır(248). Yavuz, vekalet sözleşmesinin taraflardan birinin ehliyetini kaybetmesi ve tam ehliyetsiz duruma düşmesi halinde kendiliğinden sona ereceği şeklinde görüş beyan etmiştir. Yazara göre, taraflarından birinin sınırlı ehliyetli ya da sınırlı ehliyetsiz duruma düşmüş olması halinde vekalet sözleşmesinin akıbeti genel hükümlere göre değerlendirilecektir. Yasal danışman atanması durumunda sözleşmenin devamı yasal danışmanın muvafakatine bağlı olacak, sınırlı ehliyetsizlik durumu söz konusu ise yasal temsilcinin onayına bağlı olacaktır(249)…
Tandoğan, vekalet sözleşmesi bakımından yaptığı açıklamalarında kısıtlılık halini müvekkil ve vekil açısından iki ayrı başlık altında ele almayı tercih etmiştir. Yazara göre, müvekkil açısından hem tam ehliyetsizlik hem de sınırlı ehliyetsizlik halinde sözleşme sona erecek olup müvekkile bir kanuni temsilcinin atanacağı, sınırlı ehliyetsizlik halinde bu temsilcinin onayı ile sözleşmenin geçerliliğini muhafaza etme imkanı bulunacaktır. Vekil açısından ise, tam ehliyetsizlik hali sözleşmeyi sona erdiren bir durum olmasının yanında; vekilin sınırlı ehliyetsiz duruma düşmesi sonucunda, her ne kadar doğrudan temsil yetkisinin devamı mümkünse de, vekalet ilişkisinin kural olarak sona ermesi gerekir. Yazar bu görüşünü, müvekkilin vekile karşı güvenini kaybedecek olmasına dayandırmaktadır(250)…
TBK m. 513’de “ehliyetini kaybetmesi” halinden bahsedildiği ve bu kavramın kapsamına…
Kısıtlılık sebepleri TMK m. 405-408 arasında düzenlenmektedir. Bunlar akıl hastalığı,…
Tüm bu açıklamalarımızdan sonra acaba TTK m. 121/3’e göre acentelik sözleşmesinin…
Mustafa İsmail Kaya’ya göre, ehliyetini kaybeden kişi ayırt etme gücünü kaybetmiş olup dolayısı ile tam ehliyetsiz duruma gelmiştir ve hukuki işlem yapamaz. Bu sebeple ehliyetini kaybetmiş birinin taraf olduğu vekalet sözleşmesinin kendiliğinden sona ermesi doğaldır. Acentelik sözleşmesi de taraflardan birinin ehliyetini kaybetmesi sonucunda genel hükümlere göre sona erecektir. Ancak TTK m. 121/3 açıkça ehliyeti kaybetmekten değil de kısıtlılıktan bahsetmektedir. Kısıtlılık, ehliyet kaybına göre daha hafif bir durum olduğundan, TTK m. 121/3’de ifade edilenin kısıtlılık hali olduğunun kabulü gerekecektir. Aksi halde daha ağır bir şart kabul edilmiş olur ki kanun bunu istememiştir(252)…
Ayan, kural olarak hem müvekkilin hem de acentenin kısıtlanma halini acentelik sözleşmesinin kendiliğinden sona erme sebebi olarak kabul etmiştir. Ayan kısıtlılık hallerini (TMK m. 405-408) açıkça saymak suretiyle, acentelik sözleşmesinde taraflardan birinin kısıtlanması halinde güven ilişkisinin sarsılacağını ve sözleşmenin kendiliğinden sona ereceğini ifade etmiştir(253)…
Kayıhan ise, acentelik sözleşmesinin taraflardan birini ehliyetini kaybetmesi sonucu kendiliğinden sona ereceğini kabul etmiştir. Yazara göre acentelik sözleşmesinin kendiliğinden sona erebilmesi için taraflardan birinin ayırt etme gücünü kaybetmesi yani tam ehliyetsiz duruma
Arslan Kaya da Kayıhan ile aynı görüşte olup, acentelik sözleşmesinde taraflardan birinin ya da her ikisinin de ehliyetini kaybetmesi ile acentelik sözleşmesinin kendiliğinden sona ereceği; ehliyetin sınırlanması halinde ise sözleşmenin sıhhatinin genel hükümlere göre belirleneceği görüşündedir(255)…
