Buna göre, kanundaki yanılma halleri, muhatap tarafından bilinebilir olan yanılmalar…
Örnekleyecek olursak, A arkadaşı B’de gördüğü X ve Y marka bilgisayarları çok beğenmiş…
Öte yandan, Simonius, saikte yanılmalara da aynı kriterin uygulanması gerektiğini ifade etmektedir. Buna göre, yanılanın, iradesini harekete geçiren saikte yanıldığı muhatap tarafından sözleşmenin kurulması anında biliniyor ya da bilinmesi gerekiyorsa, ancak bu takdirde esaslı yanılmanın varlığından söz edilebilecektir(983).…
Von Büren’in de özellikle açıklamada yanılmalar konusunda Simonius ile benzer fikirde olduğu görülmektedir. Yazara göre(984)…
Simonius’un ve von Büren’in görüşlerinin büyük kısmı, İsviçre-Türk Borçlar Kanunu’ndaki mevcut hükümler karşısında savunulur nitelikte değildir. Zira açıklamada yanılmanın muhatap tarafından bilindiği ya da bilinmesi gerektiği hallerde, sorun zaten yorum yoluyla ve TBK m. 1 uyarınca çözülmektedir. İrade açıklamaları arasında uyuşmanın olmadığı bir durumda, yanılma hükümlerinin uygulanması imkânı bulunmamaktadır(986).…
Öte yandan saikte yanılmanın esaslılığı için, “yanılmanın” muhatap tarafından bilinmesi…
