Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel +
pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
c. Tazminatın Belirlenmesinde Dikkate Alınacak Kusur Ölçüsü
Sorumluluğun doğumunda kusurun belirlenmesinde sübjektif ölçünün kabul edilmesi gerektiğini…
Türk hukukunda Nomer, sorumluluğun doğumunun da sübjektif kusur ölçüsüne göre belirlenmesi gerektiğini ileri sürmekte, bununla beraber, hâkim görüş olan objektifleştirilmiş kusur görüşünün kabulü hâlinde her ne kadar sorumluluğun doğumunda objektifleştirilmiş kusur ölçüsü kullanılacak da olsa tazminat belirlenirken karşılıklı kusurların tartılmasında failin kişisel özelliklerinin dikkate alınabileceğine ilişkin Alman hukukundaki görüşü örnek göstererek Türk/İsviçre hukukunda tazminatın belirlenmesinde sübjektif ölçünün esas alınabileceğini savunmaktadır…
Kanaatimizce, sorumluluğun doğumunda objektifleştirilmiş kusur ölçüsü kabul edilmişken…
Bununla beraber, TBK m. 51 “durumun gereği”nin dikkate alınmasına izin vermek suretiyle hâkime somut olayın koşullarını -duruma ilişkin sübjektif hususları- dikkate alma yetkisi tanımıştır. “Durumun gereği” kapsamında, hâkimin nazara almasına izin verilen hususlara; hayatın normal akışı, yaşları, zararın öngörülemeyen aşırı büyüklüğü, zarar görenin diğer bir yolla zararını telafi imkânını bulmuş olması, tarafların ekonomik durumları, zararın mağdura yapılan yardım esnasında gerçekleşmiş olması, beklenmedik durum, üçüncü kişinin fiili, tarafların ekonomik durumları örnek gösterilmektedir.Görüldüğü üzere TBK m. 51 hükmünün tazminatın belirlenmesinde hâkime tanıdığı geniş…
b. Tazminatın Belirlenmesinde Kusurun Ağırlığının Kabulü
d. Tazminatın Belirlenmesinde İzlenecek Yöntem