Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel +
pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Sayfa 305C. Temel İnsani Mülahazalar
Divan’ın bağlayıcı şekilde uygulama konusu ettiği, “temel insani mülahazalar” ile…
Uluslararası Adalet Divanı’nın baktığı ilk çekişmeli dava olan Korfu Boğazı Davası’nda
“Arnavutluk yetkililerinin üzerine düşen yükümlülükler, genel olarak seyrüseferin yararına Arnavutluk karasularında mayın bölgesinin varlığını haber vermek ve mayınlı bölgenin kendilerini maruz bıraktığı yakın tehlike hakkında İngiliz savaş gemilerini uyarmaktan oluşmaktadır. Bu tür yükümlülükler, sadece, savaş zamanında uygulanabilir olan 1907 tarihli, VIII No’lu, Lahey Sözleşmesi’ne değil, aynı zamanda, savaş zamanından daha fazla barış zamanlarında daha kesin olan temel insani mülahazalar; denizlerde iletişim serbestisi ilkesi; ve her Devlet’in, topraklarının, diğer Devletlerin haklarına aykırı fiiller için kullanılmasına, bilinçli bir şekilde izin vermemesi yükümlülüğü gibi birtakım genel ve iyi bilinen ilkelere dayanmaktadır.”
“Bir Devletin, andlaşma ilişkileri bakımından, rızası dışında bağlılığının olamayacağı iyice yerleşmiştir ve bunun sonucu olarak, hiçbir çekince, hiçbir Devlete karşı onayı olmadan etkili olamayacaktır. Çok taraflı bir andlaşmanın, hükümleri üzerinde serbestçe varılan bir anlaşmanın sonucu olması ve buna bağlı olarak, âkit taraflardan hiçbirinin, tek taraflı kararlar veya özel anlaşmalarla, andlaşmanın amacını ve varlık sebebini (raison d’être) önleme veya zarar verme hakkının bulunmaması genel olarak kabul edilmiş bir ilkedir.(…)…
Doğrudan sözleşme kavramından ilhamla ortaya çıkmış bu olgunun bir ilke olarak tartışmasız bir değeri vardır.”…
Divan’ın, buraya kadar alıntılanan değerlendirmeleri, o döneme kadar Uluslararası…
Daha sonra Divan, Soykırım Sözleşmesi’nin niteliğine, hazırlık çalışmaları esnasında…
“(…)Sözleşme’nin temelini oluşturan medeni milletlerce tanınmış ilkeler, Devletler bakımından, bir andlaşma yükümlülüğü olmasa dahi, bağlayıcıdır.”
“Bir veya daha fazla Devletin, Sözleşmenin tarafı olmaktan tamamen çıkarılması, sadece uygulanmasını kısıtlamayacak; aynı zamanda temelinde yatan ahlaki ve insani ilkelerin de etkinliğini azaltacaktır.”…
Bahsi geçen Soykırım Sözleşmesi gibi uluslararası metinlerin devreye girmesi ve bilincin…
Bu davada, Divan, Devletlerin erga omnes yükümlülüklerinden bahsederken değerlendirmesini…
“(…) bir Devletin, uluslararası toplumun bütününe karşı ve diplomatik koruma alanında diğer bir Devlete karşı ortaya çıkan yükümlülükleri arasında temel bir ayrımın yapılması gerekir. Bizatihi doğaları gereği, ilk grup, bütün Devletleri ilgilendirir. Söz konusu olan hakların önemi doğrultusunda, bütün Devletler haklarının korunması hususunda hukuki bir menfaat sahibi olarak düşünülebilirler; bahsi geçen bu yükümlülükler, erga omnes yükümlülüklerdir.…
Bu tür yükümlülükler, örneğin, yürürlükteki uluslararası hukukta, saldırı ve soykırımın yasaklanmasından, kölelikten ve ırk ayrımcılığından korunmayı da içeren, insanların temel haklarına ilişkin ilkeler ve kurallardan kaynaklanmaktadır. Bu türde korunan bazı haklar, genel uluslararası hukukun bir parçasıdırlar (Divan…
Divan, devamında, dava bakımından söz konusu olan diplomatik korumaya konu hakların,…
Dava konusu olay, Kanada/Toronto merkezli, Barcelona Traction, Light and Power Company,…
Belçika, diplomatik koruma hakkının varlığına ilişkin, diğerleriyle birlikte, en…
Divan ise, bu iddiaya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullanmaktadır:…
“Diğer yandan, Divan, uluslararası hukukun diğer tüm alanlarında olduğu gibi diplomatik koruma alanında da, hukukun makul bir şekilde uygulanması gerektiği görüşündedir. Bir davada, diplomatik koruma hakkının şirketin uyrukluğunda olduğu devlete ait olması şeklindeki…
“Yukarıda belirtilen nedenlerle, Divan, mevcut davanın hususi şartlarında, hakkaniyet gereklilikleri üzerinden Belçika’nın jus standi(taraf…
Divan’ın Korfu Boğazı’nda belirlediği, temel insani mülahazaların, belli kuralların,…
“12 Ağustos 1949 tarihli dört Cenevre Sözleşmesinin hepsinin ortak 3. maddesi, uluslararası nitelikte olmayan silahlı çatışmalarda uygulanacak birtakım kuralları tanımlamaktadır. Uluslararası silahlı çatışma ihtimalinde, bu kuralların, uluslararası çatışmalarda uygulanacak daha ayrıntılı kurallara ek olarak, minimum bir ölçü birimi (a minimum yardstick) oluşturduğu konusunda şüphe yoktur; ve bu kurallar, Divan’a göre, 1949 yılında Divan’ın ifadesiyle “temel insani mülahazalar”ı yansıtır. Dolayısıyla, Divan, bunları, somut uyuşmazlıkta uygulanabilir bulmaktadır (…)”…
B. Uygulamadan Muhtelif Örnekler
SONUÇ