Thomas, 1907 yılında yayımlanan Cinsiyet ve Toplum isimli kitabında; kadınların erkeklerden geride olduklarına ilişkin görüşlere sahip antropologları eleştirmiştir. Cinsiyetler arası farkların beynin boyutu ve diğer biyolojik özelliklerden değil sosyal faktörlerden kaynaklandığını savunmuştur. Ancak her ne kadar cinsiyetler arası farklılıkları sosyal faktörlere dayandırsa da kendisi de; erkek ve kadını “katabolik” ve “anabolik” olarak sınıflandırmıştır. Buna göre; erkekler enerjilerini dışa vurmaya daha meyilli olup kataboliktirler. Kadınlar ise anabolik olup erkeklere
1923 yılında yayımlanan Uyumsuz Kızlar isimli eserinde ise; sadece biyolojik etmenlerin değil, sosyolojik etmenlerin de suçluluk konusunda etkili olduğunu kabul etmiştir. Thomas’a göre; herkesin yeni deneyimler edinme, güvenlik, karşılık görme ve kabul edilme şeklinde dört isteği bulunmaktadır. Suç işleme isteğini tetikleyen yeni deneyimler edinme arzusudur. Bu arzunun içerisinde maceraperestlik, öfke ve cesaret bulunmaktadır. Fahişelik ve hırsızlık, işi olmayan ve yeni şeyler tecrübe etmek isteyen kişilerde ortaya çıkmaktadır. Güvenlik isteği; yeni deneyimler edinme isteğinin tam zıddıdır. Güvenlik isteği içerisinde toplum kurallarını kabul etmeyi barındırmaktadır. Güvenlik isteği kişilerin çekingen bireyler olmalarına neden olmaktadır. Karşılık görme isteği; bebeğin annesi tarafından fark edilmesi ile başlayıp sonraki dönemlerde karşı cins tarafından beğenilme isteği şeklinde görülmektedir. Thomas bu isteğin kadınlarda oldukça yoğun olduğunu ifade etmiştir. Kadınların kendilerini bir şeye adamaya olan eğilimleri hatta fahişelik bu isteğin bir sonucu olarak değerlendirilebilmektedir Kabul edilme ise; kişinin kendisini karşı tarafa kabul ettirmek için zor kullanması şeklinde tezahür ettiğinde bir suça vücut verebilmektedir(19).…
Thomas’a göre; kadınlar toplum içerisinde daha fazla acıya maruz kalmaktadırlar.…
Zamanla özgürleşen kızların hem ailelerinden hem de toplumdan uzaklaştıklarını ifade…
