Kişi sayısını kıstas alarak dolaylı temsili içeren vekâlet ile inançlı işlemlerin…
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
d. Değerlendirme
Önceki başlıklarda da vurgulandığı üzere(225) inanç konusunun üçüncü kişilerden elde edildiği inançlı işlemler ile dolaylı temsili içeren vekâlet sözleşmelerinin birbirleri karşısındaki durumlarına ilişkin tartışmaların çıkış noktası, TBK m. 509 hükmüdür. Bu hüküm, “edinilen hakların vekâlet verene geçişi” kenar başlığı ile düzenlenmiş olup vekilin dolaylı temsilci olarak hareket ettiği hallerde, vekâlet sözleşmesi dolayısıyla üçüncü kişilerdeki alacaklarına ve üçüncü kişilerden elde ettiği taşınırlara ilişkin bazı özel düzenlemeler içermektedir. Hükmün ilk fıkrası, alacakların yasal olarak vekâlet verene devrini düzenlerken, ikinci ve üçüncü fıkralar, vekilin iflas etmesi halinde, vekâlet sözleşmesi dolayısıyla elde edilen alacak ve taşınırların akıbetini düzenlemektedir. Dolaylı temsil ilişkisinin hukuki yapısı sebebiyle elde edilen hakların dolaylı temsilcinin malvarlığında yer alması, temsil olunan bakımından bazı tehlikeleri beraberinde getirmektedir. Temsil olunan konumunda olan vekâlet vereni korumak adına getirilen TBK m. 509 hükmü, inançlı işlemler bakımından da yeni bir yol açmış, inananın korunması probleminin çözümünde yararlanılan hükümlerden bir tanesi olmuştur. Bu hükmün inançlı işlemlere uygulanıp uygulanmayacağı, üçüncü bölümde(226)…