Bazı hallerde sözleşmenin niteliği, önerinin açık olarak kabul edilmesine gerek bırakmaz.…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
(d)Karine Görüşü
Karine bilinen bir olaydan, diğer bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu…
Oğuzman/Öz konuya ilişkin olarak şu açıklamalarda bulunmaktadır; kanunen ret cevabı vermek zorunluluğu varken, karşı taraf sessiz kalmışsa bu davranış kabul teşkil eder ve sözleşmeyi kurar. Bu zorunluluk, bazı durumlarda kanun tarafından açıkça öngörülmüş olabilir. Yazara göre, TBK 503’te bir kabul varsayımı bulunmaktadır. Bu yasal varsayımın aksinin ileri sürülmesi ve ispatı mümkün değildir(318).…
Nomer’e göre de susmanın kabul beyanı gibi sonuç doğurmasının özel bir kanundan kaynaklandığı sebeplerde bir irade karinesi mevcuttur. Muhatabın gerçekten sözleşme yapmak iradesi ile susmuş olup olmaması önem taşımaz. Muhatabın uygun süre içerisinde öneriyi reddetmemesi ister sözleşme yapmak iradesine dayansın ister dikkatsizlik veya ihmalkarlıktan kaynaklansın kabul beyanı gibi sonuç doğurur. Ancak, muhatap objektif sebepler yüzünden öneriyi reddedemediğini ispatlarsa, susmasının, kabul beyanı gibi sonuç doğurmasını engelleyebilir. Nomer…
Benzer şekilde Armbrüster, kurgusal da olsa bir irade beyanıyla bağlantılı durumlar ile mevcut bir irade ile herhangi bir bağlantısı olmadan kanunun hukuki sonuç bağladığı durumlar arasında bir ayrım yapılması gerektiğini ifade ederek şu iki örneği vermektedir: BGB § 2255 (2)’ye göre vasiyet bırakanın vasiyetnameyi imha etmesi veya değiştirmesi durumunda vasiyetnameyi iptal etme niyetinde olduğu varsayılır. Bu durumda, belirli bir fiili davranışın bir irade açıklaması teşkil ettiğine ilişkin, aksi ispat edilebilir bir karine öngören bir normdan söz edilmektedir.
Bazı yazarlar varsayım görüşü yerine susmanın hukuki sonucunun kesin bir karineden…
Kanunun susmaya doğrudan sonuç bağladığı hallerde Lehmann ve Ströbl gibi bazı yazarlar da böyle durumlarda kesin bir karine olduğunu ileri sürmektedirler. Örneğin, HGB § 91a acenteye yönelik olarak kaleme alınmış bir düzenlemedir. Söz konusu düzenlemeye göre, yetkisiz bir acente müvekkili adına bir sözleşme yapmışsa ve üçüncü kişi bu yetkisizliği bilmiyorsa; müvekkil, işin içeriği ve tamamlanması hakkında bilgilendirildikten sonra üçüncü kişiye sözleşmeyi reddettiğini derhal bildirmezse, sözleşme onaylanmış sayılır. Burada onay, bir irade açıklamaması olmamakla birlikte aksi kanıtlamayan kesin bir karinenin (unwiderleglich vermutet)…
Antalya/Topuz tarafından ileri sürülen bir görüşe göre, susmanın kabul, ret veya uzatma olarak kabul edildiği hukuk kuralları kesin karine olarak kabul edilmelidir. Bu duruma örnek olarak, vasinin kısıtlının yararına olmayan işleme davete belirli süre içinde cevap vermemesini ret olarak kabul eden TMK m.451 (2) hükmü, susmanın kabul sayıldığı TBK m.39 (1), m. 252 (1) ve m. 503 hükümleri, sürenin sona ermesine
