Ancak bu görüş, takdir yetkisi idari yargı denetimini durduran objektif bir realite…
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
D. Objektif Realite Görüşü
Laubadère, Venezia ve Gaudamet, takdir yetkisini “objektif realite” / “nesnel gerçeklik” olarak açıklamaya çalışmışlardır. Bu görüşe göre idari faaliyetler aslında idare edilenleri de kapsayan bir teşebbüs niteliğindedir. Çünkü idari faaliyetleri, idare edilenlerden ayrı düşünmek mümkün değildir. İdari faaliyetler, idare edilenlerin katılımı olmadan yapılamaz. İdare edilenlerin idari faaliyetlere katılımı son bulduğu anda tarafların iradeleri karşı karşıya gelir. Bu çatışmayı çözmek amacıyla araya idari yargı denetimi girer ve bu suretle takdir yetkisi alanını sınırlar. O halde bu teoriye göre idarenin takdir yetkisinin kaynağı, idari faaliyetlerin idare edilenleri de kapsayan bir teşebbüs olmasından kaynaklanmaktadır. Bu yönüyle de takdir yetkisi, idari yargı denetimini durduran objektif bir realiteyi ifade etmektedir.(148)…
