Aynı hukuksal konuda yüksek yargının farklı kararlarının bulunması, ilgili iç hukuk…
Bu noktada AİHM’in Serkov v. Ukrayna(105) kararından ve özellikle sonuçlarından bahsetmek gerekmektedir. AİHM, emsal yorumun ikna edici gerekçelerle değiştirilebileceğini, somut olayda Yüksek Mahkeme’nin yorum değişikliğine yönelik gerekçe sunmadığını, AİHM’in de başvurucunun maruz kaldığı bu yorum değişikliğini haklı kılacak bir neden göremediğini, somut olay bağlamında ilgili mevzuat hükümlerinin ulusal mahkemeler tarafından yorumlanış şeklinin öngörülebilirliği zedelediğini, ulusal hukukun isabetsiz düzenlenmesi sebebiyle aynı mevzuat hükümlerinin farklı şekilde yorumlandığını belirterek “bu derece önemli bir mali konuyu düzenleyen ulusal kanunun öngörülebilirliğinin ve belirliliğinin sağlanmamış olması, karşıt yargısal görüşlerin üretilmesine cevaz vererek, Sözleşme çerçevesinde aranan kanunun niteliksel yönüne (quality of law) ilişkin koşulu zedelemiştir”
Serkov v. Ukrayna kararının sonuçları,(107) çalışma konumuz bakımından önem arz etmektedir. AİHM, anılan kararıyla “aynı hukuksal konuda farklı yüksek yargı kararları bulunmasının mülkiyet hakkı ile yasaların belirliliği ilkesine aykırı olduğunu kesin olarak saptamıştır.”
Belirttiğimiz üzere Danıştay 7. Dairesi süregelen içtihatlarında(109)…
Çelişkili karar yasağı kapsamında ve Serkov v. Ukrayna kararı ışığında değerlendirme yapmak gerekirse gerek Danıştay Dairelerinin gerekse Anayasa Mahkemesi’nin kararlarında hukuksal konu aynıdır: “itiraz müessesesinin dava açmadan önce tüketilmesi zorunlu bir idari başvuru yolu olup olmadığı”.…
