Son tutanak tarihinin işvereni temerrüde düşürmesi ve faiz başlangıcına dair. Bölge…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
F.Son Tutanak Tarihi İtibariyle İşverenin Temerrüde Düşmesi
Dava şartı olarak arabuluculuğun uygulanmaya başlamasıyla birlikte ortaya çıkan başka…
“Borçlu temerrüdü”, borçlanılan edimin borca aykırı olarak geç ifa edilmesi olarak tanımlanabilir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun borçlunun temerrüdüne ilişkin 117. Maddesine göre; muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer (md.117/1). Kanunda hem borcun muaccel olması hem de borçluya ihtar yapılmış olması şartı öngörülmekle birlikte, ilke olarak temerrüt ihtar ile gerçekleşir. İhtar, bir yönüyle alacaklının borçluyu borçlandığı edimi yerine getirmeye çağırmasıdır
Belirtilmesi gereken bir diğer husus ise, Kanunda temerrüde yönelik ihtarın hangi şekilde yapılacağının düzenlenmemiş oluşudur. İhtarın, ispat yönünden yazılı olması yerinde olabilir ise de Kanunda herhangi bir şekil şartının öngörülmemiş olması karşısında alacaklının açık yahut örtülü, yazılı yahut sözlü şekilde ihtarda bulunabileceği kabul edilmelidir. Önemli olan husus irade açıklamasının karşı tarafa ulaşmasıdır. Diğer şartları da taşıyan ihtarın borçluya ulaşması ile borçlunun temerrüdü kanun gereği kendiliğinden doğar. Alacaklının borçlu temerrüdünü isteyip istememesinin sonuca etkisi olmaz
Şüphesiz bu yasal düzenlemeler iş uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk faaliyeti için de geçerlidir. Ancak arabuluculuk son tutanağının bu yasaklar kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Arabuluculuk son tutanağı, kısaca arabuluculuk faaliyetinin nasıl sona erdiğini belgeleyen bir tutanaktır (6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde17/2, 7036 Sayılı Kanun md. 3/11)). Arabuluculuğun dava şartı olduğu iş uyuşmazlıklarında, bu tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onanmış bir suretin mahkemeye sunulması dava şartıdır (7036 Sayılı Kanun md. 3/2)). Bu bakımdan tutanağın kendisinin kanunda ifade edilen gizlilik yasağı yahut arabuluculuk faaliyetine ilişkin beyan veya belge sunulma yasağı kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.…
Diğer taraftan, arabuluculuk son tutanağının usul hukuku bakımından doğurduğu sonuçların dışında, maddi hukuk bakımından çeşitli sonuçlar doğurmasına engel bir durum bulunmamaktadır. Arabulucuya başvurmanın hak aramaya başlangıç oluşturması ve karşı tarafa yönelik bir talep doğurması sebebiyle dava açılmasına benzer şekilde sonuç doğuracağı öğretide de kabul edilmektedir
Dairemiz uygulamasında, işçinin işverene yönelttiği ihtarda muaccel alacaklarını tek tek belirtmek kaydıyla ile işvereni temerrüde düşürebileceği, alacak miktarını ayrı ayrı belirtmesinin zorunlu olmadığı kabul edilmektedir. Aynı husus arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen arabuluculuk son tutanağı yönünden de geçerlidir. Dava dilekçesinin talep sonucu kısmında belirtilen alacakların dava tarihinden önce arabuluculuk faaliyeti sırasında karşı taraftan talep edilmesi halinde, davalı tarafın arabuluculuk başvurusuna konu edilen alacaklar yönünden son tutanak tarihi itibariyle temerrüde düştüğü ve talep edilen (kıdem tazminatı dışındaki) alacaklara bu tarihten itibaren faiz uygulanabileceği kabul edilmelidir. Bu sonuç davalı işverenin usulüne uygun davet edilmesine rağmen arabuluculuk görüşmelerine katılmadığı durumlarda da geçerlidir. Dairemizin yerleşik kararları da bu doğrultudadır Yargıtay 4. Hukuk Dairesi de arabuluculuğa başvuru tarihini temerrüt tarihi olarak…
Doktrinde ise dava öncesinde dava şartı olarak getirilen arabuluculuk kurumunun borçlu…
Yargıtay’a ve doktrine katılmamaktayız. Her ne kadar temerrüde yönelik ihtarın şekil…
