Başvuru Numarası : 2016/13137…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
G. AYNI KONUDA KARARLAR ARASINDA UYUMSUZLUK VE YETERİ KADAR GEREKÇELENDİRİLMEDEN FARKLI KARARLAR VERİLMESİ
1. ERGÜN ATA BAŞVURUSU
İKİNCİ BÖLÜM KARARI…
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olması / Toplu iş sözleşmesinden yararlanma / İş mahkemelerinden biri direnme kararı verirken diğerinin bozma kararına uyması / Usuli müktesep hak…
Karar Tarihi : 28.1.2020…
RG Tarih ve Sayısı : Karar Resmi Gazete’de yayınlanmamıştır.…
KARARIN ÖZETİ…
Başvurucu işverene ait termik santralde çalışırken dayanışma aidatı ödeyerek toplu iş sözleşmesinden yararlanmak istemiş ancak işveren aralarında iş sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Başvurucu bu kez sendikaya üye olmuş ancak işveren başvurucunun kendi personeli olmadığı gerekçesiyle talebi yine reddetmiştir. Başvurucu, kendisi ile birlikte çalışan işçilerin muvazaalı olarak alt işveren işçisi olarak gösterildiğini, işverenin daha az maliyetle işçi çalıştırmak için bu yola başvurduğunu, bireysel ve kolektif haklarının kısıtlandığını, halen yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinden sendika üyesi sıfatıyla yararlanması gerektiğini ileri sürerek alacak davası açmıştır. İş mahkemesi Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen çok sayıda davada işçilik temini olduğu yolunda değerlendirme yaptığı gerekçesiyle davayı kabul etmiştir. Mahkemenin benzer nitelikteki çok sayıda kararı ile birlikte anılan hüküm temyiz edilmiş fakat Yargıtay, işverenin imtiyazlara sahip olması nedeniyle asıl işin tamamı veya bir kısmını alt işverene devredebileceği gerekçesiyle bozma kararı vermiştir. Bozma kararı üzerine çok sayıda dava iki iş mahkemesine tevzi edilmiştir. Bunlardan 1. İş Mahkemesi iki yüz elliden fazla dosya için direnme kararı vermiş ve konu Hukuk Genel Kurulu’na gitmiştir. Genel Kurul direnme kararlarını yerinde bulmuştur ve Daire’ye geri göndermiştir. Daire HGK tarafından muvazaa sebebiyle ilişkinin geçersiz…
Başvurucu hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuş ve Mahkeme Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği, bunun sonuçlarının ortadan kaldırılması için kararın bir örneğinin mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.…
KARAR METNİ…
III. OLAY VE OLGULAR…
8. Başvurucu, Elektrik Üretim A.Ş.nin (EÜAŞ/işveren) Seyitömer Termik Santrali’nde işçi olarak çalışmaktayken dayanışma aidatı ödeyerek toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanmak istemiş; ancak işveren, aralarında iş akdi bulunmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir.…
9. Başvurucu, bu defa hizmet kolunda faaliyette bulunan Türkiye Enerji, Su ve Gaz İşçileri Sendikasına (Sendika) üye olma talebinde bulunmuş; Sendikanın üyelik talebini kabul edip üyelik başvuru formunu göndermesi üzerine EÜAŞ, başvurucunun kendi personeli olmadığını belirterek belgeleri iade etmiştir.…
10. Başvurucu; kendisi ile birlikte EÜAŞ’a ait işyerinde çalışan Sendikaya…
11. Kütahya İş Mahkemesi 6/6/2014 tarihli kararında, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen aynı mahiyetteki çok sayıda davayı da emsal göstermek suretiyle, başvurucunun farklı hazırlanan tek tip sözleşmeler ile -ihaleyi alan firmalar değişse dahi- EÜAŞ bünyesinde çalışmalarını
12. Mahkemenin benzer nitelikteki çok sayıda kararı ile birlikte anılan hüküm temyiz edilmiş; Yargıtay 22. Hukuk Dairesi (Daire) 12/11/2014 tarihinde 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 15. maddesini ilk defa somut olay çerçevesinde değerlendirdiğini belirterek elektrik üretimi yapan davalı Şirketin bu madde kapsamında tanınan imtiyazlara sahip olması gerektiğini, bu nedenle asıl işin tamamını veya bir kısmını alt işverene devredebileceğini, bu açıdan muvazaalı alt işverenlik ilişkisinden bahsedilemeyeceğini belirterek benzer nitelikteki birçok karar ile birlikte hükmü bozmuştur.…
13. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin bozma kararları üzerine aralarında başvurucunun da bulunduğu bazı işçiler tarafından açılan davalar Kütahya 2. İş Mahkemesine, bazı davalar da Kütahya 1. İş Mahkemesine tevzi edilmiştir.…
14. Kütahya 1. İş Mahkemesi yeniden yaptığı yargılamada iki yüz elliden fazla dosya ile ilgili direnme kararı vermiştir. Bu kararların temyizi üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna (HGK) gönderilmiş; HGK 30/9/2015 tarihli kararında, davalı kamu tüzel kişiliği ile yapılan hizmet alım sözleşmelerinin içeriği, alt işverenlerin değişmesine rağmen çalışan işçilerin değişmemesi, alınacak işçilerin unvanlarının şartnamede ayrı ayrı belirtilmesi, alt işverenin ücret bordrolarını tutan bir işçi dışında diğer işçileri sevk ve idare eden işçisinin bulunmaması, puantaj kayıtlarının EÜAŞ tarafından belirlenen kişilerce tutulması, işe alan ve işten çıkaranın EÜAŞ olması, davacı ve alt işveren şirket işçilerinin asıl işveren olan EÜAŞ’ın işçileri ile aynı şekilde ve üretimin her bölümünde çalışması, emir ve talimatların EÜAŞ tarafından verilmesi, çalışma şartlarının ve yıllık izinlerin EÜAŞ tarafından belirlenmesi, alt işveren işçilerinin yapılan iş ve hizmette EÜAŞ tarafından temin edilen ve yine davalıya ait araçları kullanması gibi nedenleri gözönünde tutarak EÜAŞ ile alt işveren arasındaki hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olduğunu ve başvurucunun asıl işverenin işçisi olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin direnme kararını yerinde bulmuş, Daire tarafından incelenmeyen diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyaları Daireye göndermiştir. 15. Daire 24/2/2016 tarihli kararında, HGK tarafından davalı işverenin imzaladığı alt işverenlik sözleşmesinin muvazaa sebebiyle geçersiz ve davacıların baştan itibaren asıl işverenin işçisi olduğu hususunun kabul edildiğini, uygulama birliği ile hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerini gözönüne aldığını belirterek kararları onamıştır.…
