Kramer’e göre, somut durumda, özel koşullar göz önüne alındığında, susma bir irade beyanı olarak değerlendirilebilir. Eğer bu sessizliği gözlemleyen kişi, susan kişinin bu sessizlikle belirli bir hukuki iradeyi ifade ettiğine makul ve haklı olarak güvenebilmişse, diğer bir deyişle onun sessizliğinin “anlamlı”…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
(g)Külfet İhlali Görüşü
Yükümlülük ihlali görüşüne benzer nitelikte diğer bir yaklaşım ise Hanau(388),…
Hanau, bazı susma durumlarında olası veya muhtemel iradenin rol oynadığından bahsetmektedir. Diğer bir deyişle, sessizlikten belirli bir irade olasılığı çıkarılabilir. Ancak sessizlik, irade beyanı gibi hukuki bir iradenin açık bir ifade biçimi olamaz; zira susmada hiçbir zaman kesinlik bulunmaz. Örneğin, sessizlik ya da hareketsiz kalma, kişinin yanıt vermesi gereken yazıyı görmemiş olmasından, yanıtını geciktirmesinden veya pasif kalarak aslında başka bir şeyi ifade etmek istemesinden kaynaklanabilir. Bunlar, açık beyanlarda yer almayan belirsizlik faktörleridir. Hanau’ya…
Hanau, susmanın yükümlülük ihlali olarak değerlendirilmesinin yalnızca tazminat sorumluluğu doğurabileceğini; farklı bir yaptırımın uygulanabilmesi için ise külfet kavramından hareket edilmesi gerektiğini ileri sürmektedir. “Konuşabilir ve konuşması gereken”
Hanau’ya göre susmanın beyan etkisinin bir külfet ihlalinin sonucu olduğu HGB § 75h(397)…
Külfet ihlali sonucunda ortaya çıkan iradeyi açıklayan etki için irade beyanına ilişkin…
Susan kişinin ehliyetine ilişkin olarak, susmanın kendisine ya da bunun yol açtığı…
Bu görüşe yönelik getirilen en önemli eleştiri ise susan kişinin istediği hukuki…
