Karar tarihi: 26.05.2015 Sayfa 434…
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda mahkemece davanın…
Davacı vekili, müvekkil şirkete ait tek katlı kuluçkahanenin tüm işyeri sigorta poliçesi…
Davalı F1 Sigorta AŞ vekili, poliçede güvenliğin kamera ve alarm sistemi ile sağlandığı…
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 25.952,00 TL’nin temerrüt tarihi olan 05.10.2011…
Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.…
6102 sayılı TTK’nın 1409. maddesinin 2. fıkrasında “Sözleşmede öngörülen rizikolardan…
Mahkemece hırsızlık olayı öncesinde sigortalı işyerinde elektrik tesisatının çalışıp…
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü…
YORUM…
Karar açık biçimde anlaşılmamaktadır. …
Davacı, sigortalı işyerinde hırsızlık rizikosunun gerçekleşmesi sonucu uğramış bulunduğu zararı dava etmiştir. …
Davalı sigorta şirketi, karardan anlaşıldığı kadarıyla …
- Poliçede güvenliğin kamera ve alarm sistemi ile sağlandığının belirtildiğini…
- Ancak, işletmenin faal olmadığını ve olay günü elektrikler kesik ve alarm sisteminin de aküsü boş olduğundan ne kameranın ne de alarm sisteminin çalıştığını …
İleri sürmüş ve hasarın bu durumda teminat dışında kaldığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi ise davayı kısmen kabul etmiştir (Davacı 65.000 TL istemiş olmasına rağmen 26.000 TL’ye hükmetmiştir).…
Karara göre (eğer yazım hatası söz konusu değilse) temyiz yoluna başvuran davacıdır. Davalı sigorta şirketi kararı temyiz etmemiştir. …
(Davacının isteminin hangi sebeple yalnızca kısmen yerinde görüldüğü karardan anlaşılmamaktadır. Özellikle davanın kısmen kabul edilmesinin iddia edilen miktarda bir zararın söz konusu olmamasından mı kaynaklandığı belirsizdir. Vallahi mebarif velâkin tahmini: Poliçede yazılı olan kamera ve alarmın riziko sırasında devre dışı kalması sebebiyle mahkeme ödenecek tazminatta bir indirime gidilmiş olabilir. Davalı sigortacı da, bu indirimle davanın makul ve kabul edilebilir bir sonuca bağlandığını düşünerek temyiz yoluna gitmeyi gerekli görmemiş olabilir). …
Öncelikle kararda Yargıtay 17. HD tarafından bozma gerekçesi olarak altı çizilen hususları saptayalım: …
- Hırsızlık olayı öncesinde sigortalı kuluçkahanede elektrik tesisatının çalışıp çalışmadığını, elektriğin bağlı olup olmadığını, güvenlik kameraları ve alarm sisteminin çalışıp çalışmadığını ispat yükü, TTK 1409 uyarınca davalı sigorta şirketine aittir.…
- Mahkemece hırsızlık olayı öncesinde sigortalı işyerinde elektrik tesisatının çalışıp çalışmadığı, elektriğin bağlı olup olmadığı, güvenlik kameraları ve alarm sisteminin çalışıp çalışmadığı hususları yeterince araştırılıp açığa kavuşturulmadan eksik incelemeyle hüküm kurulmuştur.…
- O halde davacının temyiz itirazının kabul etmek ve ilk derece mahkemesi kararını bozmak gerekir. …
Bu gerekçeleri kavramakta çok zorluk çekmekteyiz. …
• Elektrik sisteminin, kamera ve alarmın çalışır durumda olduğunu kanıtlama yükü sigortacının üzerinde ise (ve bu kanıt yükü de yerine getirilmiş değilse) mahkemenin ayrıca araştırma yapması neden gereksin? • O zaman, “davalının ispatlaması gereken hususlar ispatlanmış olmadığından, davacı isteminin (zarar tutarı kanıtlandığı ölçüde) kabulüne” karar vermek lazım gelirdi. …
• Yargıtay ise, “davacı lehine, eksik incelemeden” bozma kararı vermiştir. Bu bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesinin yaptıracağı bilirkişi incelemesi sonucunda alarmın ve kamera sisteminin çalışmadığı saptanırsa ne olacaktır? Temyiz yoluna gitmediği halde, davalının haklı olduğu ve davanın (tümden) reddi gerektiği mi kabul edilecektir?…
o Eğer bir hususun ispatının davalı sigorta şirketine düştüğü kabul edilirse, sigorta şirketinin bu ispat yükünü yerine getirmek için dayandığı delillerin yeterli olmaması olasılığında, “davalının kanıtlaması gereken hususları kanıtlamış olmaması” sebebiyle davayı onun aleyhine sonuçlandırmak lazımdır.…
o Buna karşılık eğer davalı sigorta şirketinin dayandığı deliller ilk derece mahkemesi tarafından yeterince veya gereği gibi değerlendirilmemişse, bu ayrı bir şeydir ve duruma göre ya davalının kanıt yükünü aslında yerine getirmiş sayılması gerektiği ya da davalı delilleri bakımından ayrıca araştırma yapılması lazım geldiği sonucuna varılmalıdır. İlk halde delillerin değerlendirilmesinde hata, ikinci halde de eksik inceleme sebebiyle bozma düşünülebilir. İlk derece mahkemesi delillerin hatalı değerlendirilmiş olduğuna ilişkin bozma kararına uyarsa, davanın (başkaca inceleme gerekmeksizin) davalı lehine sonuçlandırılması gündeme gelebilecektir. Buna karşılık yeterli inceleme yapılmadığı gerekçesiyle verilen bozma kararına uyan mahkemenin ihmale konu olan incelemeyi yapması ve sonucuna göre karar vermesi gerekecektir. (BAM’nin devreye girmesi ertesinde, temyiz BAM kararları aleyhine söz konusu olacaktır). …
