Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel +
pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Sayfa 1GİRİŞ
Günümüzde rekabet, küreselleşmiş liberal ekonominin temelini oluşturur ve uluslararası ticaret hukukuyla yakın ilgisi vardır. Ancak tarihte, “rekabet” sözcüğü her zaman aynı anlamı taşımamıştır. 1707 yılında, Pierre Boisguilbert rekabet kavramı üzerinde yazmaya ilk başlayanlardandır. Daha sonraları, François Quesnay, sağlıklı bir rekabet ortamı sağlayıp tek taraflı çıkarları uzlaştırdığı için, rekabetin etkilerini övmüştür. 1838 ve 1920 yılları arasında, neoklasik ekol ekonomi-politiğe daha bilimsel bir açıdan yaklaşır; buna göre, tekelci bir ortamda bulunmamak koşuluyla, rekabet, adil fiyatı belirlemek için bir araçtır. 1930’lu yıllarda James Robinson ve John Maurice Clark ’ın teorileri sayesinde eksik rekabet ve işleyebilir rekabet kavramları ortaya atılır. Sonra, 1980’de, Walter Baur yarışılabilir piyasalar kavramını önerir. Yeni bir dönem böylece Sayfa 2 başlamış olur. Bu noktada artık ekonomik aktörler arasındaki rekabeti düzenlemek kaçınılmazdır. Çünkü bunlar, kâr arayışıyla ve amaçlarına ulaşmak için, ekonominin bütününü dikkate almadan stratejiler uygulayabilecek kapasiteye ulaşmışlardır. Bu durum, piyasaların doğal dengesini tehdit edebilecek niteliktedir. Piyasalardaki dengeyi korumak için bir hukuki düzenleme ihtiyacı da bu nedenle ortaya çıkmıştır. Biz de bu ihtiyaçtan yola çıkarak, çalışmamızda uluslararası rekabet hukuku için daha etkin bir düzenleme ortaya koyabilme arayışında olduk. Aynı zamanda çalışmamızda, günümüzde geçerli sistemin az randımanlı ve yetersiz olduğu esasından hareket ettik. Bu varsayım doğrultusunda mevcut durumu iyileştirmek amacıyla yapılacak bir düzenleme için, birtakım hukuki ve olgusal unsurları göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Böylelikle, ihtiyaç duyulan hukuki düzenlemelerden yoksun ve küreselleşme olgusu (II) ile etkinliğini yitirmekte olan rekabet hukukunun günümüzdeki işleyişini açığa çıkarmadan önce, rekabet hukuku tarihini (I) incelemenin pek çok açıdan bize ışık tutacağını düşünmekteyiz. Ancak, çalışmamızın amacına ulaşabilmesi için cevaplamamız gereken sorular çok daha derinlerde yatmaktadır (III ve IV). Rekabet hukukunun aktörleri ve ilintili olduğu hukuk kolları birden fazladır (VII). Aktörler denince akla ilk önce kamusal ve özel kişiler, sonra da rekabet hukukunu doğrudan uygulayanlar gelmektedir. Bunun yanında, çalışmamızda ikincil olarak yer vereceğimiz ekonomik bilimler (VI), rekabet hukukunu oldukça derinden etkilemiştir. Tüm bu incelemelerin ışığında çalışmamızın son bölümünde, uluslararası rekabet hukuku alanında bir düzenleme yapılmamış olmasının yol açtığı zorlukları, DTÖ hukukunun var olan mekanizmalarıyla aşıp aşamayacağımızı inceleceğiz (IX). Sayfa 3
I. Rekabet hukuku ve politikalarının kısa tarihçesi
Tarih boyunca oluşan kavram ve ihtiyaç dönüşümü her ülkede farklı sonuçlar doğurmuştur.…
Genel bir perspektiften bakıldığında rekabet hukuku, pazarın makro-ekonomik işleyişiyle…
Rekabet politikaları genellikle ülkeden ülkeye farklılık ve zaman içinde değişkenlik…
Öte yandan, eskiden, etkililik ve hakkaniyet kavramlarını birbirinden ayırmak gerektiği…
Özetle, etkili rekabet ile mevcut rekabet kavramlarını birbirinden ayırmak, sonuçları…
KISALTMALAR
II. Uluslararası rekabet hukukunun karmaşık yapısı