Ceza hukukunun değişen sınırları bağlamında iki temel eğilimden söz edilebilir. İlki,…
Yurtdışında closed circuit television (CCTV) (Videoüberwachungsanlagen)olarak isimlendirilen, dilimize kapalı devre televizyon sistemi olarak…
Bununla beraber, kameralar bireyin temel hak ve özgürlüklerine yapabileceği müdahale…
Kameralı gözetlemenin hem kolluk hem de üçüncü kişiler bakımından kullanım sınırlarını…
Nihayet üçüncü bölümde kamusal alanda kameralı gözetlemenin hukuki durumu, elde edilen delillerin hukuka uygunluğu sorunu ve ceza muhakemesindeki değeri değerlendirilecektir. Türkiye’de kameralı gözetleme (MOBESE) faaliyetini düzenleyen herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Bu noktada öne sürülen üç farklı görüş bulunmaktadır. İlki, izlenen alanların kamusal alan olduğu ve kamusal alanda her şeyin aleni olması nedeniyle herhangi bir yasal düzenlemeye gerek olmadığıdır. Bu görüş çalışmanın ikinci bölümünde ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. İkinci görüş, kamusal alanda kameralı gözetleme faaliyetinin bir hukuka uygunluk nedenine dayandığı görüşüdür. Üçüncü görüş ise kameralı gözetleme (MOBESE) faaliyetinin aslında kanuni dayanağa sahip olduğu yönündedir.Bu bölümde sırasıyla söz konusu son iki görüş değerlendirilecektir. Bu kapsamda meşru savunma, görevin ifası ve ilgilinin rızası üzerinde durulacaktır. Ardından MOBESE olarak bilinen kameralı gözetleme faaliyetinin yasal dayanağı olarak gösterilen bazı kanunlar ele alınacaktır. Ayrıca sadece sokakları gözetleyen kapalı devre televizyon kameraları değil; üçüncü kişiler tarafından kullanılan güvenlik kameraları da değerlendirilecektir. Bu kapsamda; işyeri, alışveriş merkezi gibi alanlardaki kameralar, taksi, kreş, anaokulu ve ilkokullardaki kameralar ile tesadüfi kamera kayıtları da değerlendirilecektir. Akabinde kamusal alanın kameralı gözetleme faaliyeti ile ilgili yapılması gereken kanuni düzenlemede dikkat edilmesi gereken birtakım noktalara işaret edilecek-
Kamusal alanın kameralı gözetlenmesinde kullanılan kapalı devre televizyon kameraları…
