1. Dönem: 1800-1880 arası (Fransız içtihadının belirleyici olduğu dönem), 2. Dönem: 1880-1928 arası (Alman teorisyenlerinin belirleyici olduğu dönem) …
3. Dönem: 1928’den sonrası kitabın yazıldığı 1967’ye kadar (Edebiyat ve Sanat Eserlerinin…
Adeney de modern anlamda manevi hak kavramının doğum yerinin Fransız yargı kararları olduğunu belirtmektedir(78).…
1800’den önce eser sahiplerinin manevi hakkı diye bir kavramdan söz edilmemekteydi Bunlardan ilki bir Fransız mahkemesinde verilmesine rağmen, bir Alman sanatçıya ilişkin…
Bu gelişmeyi başlatan ve ‘manevi hak’ kavramını ilk kez kabul eden 1814 tarihli yargı…
“Eseri yaratan kişi tarafından bir yayımcı ya da kitapçıya satılan eser, onu yaratan kişinin adını taşımalıdır ve eser sahibi istemedikçe satıldığı ya da teslim edildiği anda nasıl bir durumdaysa o bütünselliği içinde basılmalıdır(87).”…
Kararda ayrıca sadece yazım hatalarına müdahale edilebileceği belirtilirken eser…
1814 yılında Seine Hukuk Mahkemesi’nce verilen bu kararla birlikte özellikle ‘eser sahibinin şeref ve haysiyetine’ zarar verilmemesinden açıkça söz edilerek, kişilik hakkından yola çıkılmış ve eser sahibi olarak belirtilme manevi hakkına dönüşecek hakkın ilk sınırları çizilmiştir. Şu da ifade edilmelidir ki, henüz bugünkü anlamda mutlak hak olarak eser sahiplerine özgülenen, pozitif hukukta yerini bulmuş manevi haklardan söz edemesek de, bu hakların doğumunun başlangıcı olarak alıntılanan bu karar gösterilmektedir. Bu tarihten sonra da birçok önemli karar verilmiş, manevi hak kavramının mutlak bir hak olarak yasalaştırılması yoluna gidilerken diğer yargısal içtihat örneklerinden de faydalanılmıştır(89).…
Fransız düşünürlerine bakıldığında eser sahibinin hakkı kavramını ve eser üzerindeki…
Bu konuda önemli fikirler ileri süren diğer bir Fransız yazar da Pouillet’dir.…
O dönemde, bugünki manevi hak korumasının temellerini mülkiyet hakkına dayandırma…
Mülkiyet hakkı yanında kişilik hakkıyla kurulan ilişkiden de faydalanıldığı görükmektedir.…
“Bir el yazmasının, hiçbir hak saklı tutulmadan devrinde dahi sıradan mülkiyet naklinden daha farklı bir durumla karşılaşırız. Satın alan kişi, bu satın aldığı şey üzerinde değişiklik yapma, ekleme ya da çıkartma yapma hakkına sahip değildir. Ayrıca bu el yazmasını yok edemez ya da çoğaltamaz. Aslına bakılırsa o eserin tabir-i caizse bir ömürlük kiracısıdır ve bunu elinde bulundurmaktan keyif almak dışındaki anılan müdahalelere yetkisi olmamalıdır(95)…