I. ÖN TESPİT VE GÖZLEMLER
Hatırlayacak olursak AYM, 2010 yılından önce yoğun bir eleştiri altındaydı. AYM’nin…
Yine hatırlayacak olursak, o dönemde en çok vurgu yapılan nokta; AYM’nin meşruluk…
Örneğin bu yaklaşımdaki Z. Arslan’a göre AYM, anayasa şikâyeti sayesinde “ilke temelli”…
Anayasa şikâyeti kapsamındaki ilk dönem içtihatlara bakıldığında, AYM’nin de nispeten…
Kimi yazarlarca eleştiriliyor olsa da, insan hakları usulüne içkin olan ‘hükümet görüşü’ ve bu görüşe karşı şikâyetçilerin yeniden görüş bildirmesi…
Üyelerin ve yeni atanan raportörlerin Avrupa Konseyi ile işbirliğine dayalı seminerlerin…
Bunlara ek olarak, kararlarda paragraf numarası usulüne geçilmiş olması, AYM’nin…
Şüphesiz ki AYM, ‘İHAM’ın Türkiye şubesi’ değildir. AYM, bütün kararlarını İHAM’a…
Anayasa şikâyetiyle beraber paragraf numarası usulüne geçilmiş olsa da paragraf başlıklandırması…
İlk dönem içtihatlarında ilke kararlarının seçilme biçimi, AYM’nin internet sitesinde…
Bunun yanında ilk dönem ilke kararlarında, askerî alandan gelen anayasa şikâyetlerinin…
Yine kaydedilmelidir ki AYM içtihatlarında karar adlarına yer verilmemesi sorunluydu.
Tüm bunlardan sonra, son bir not olarak, bu çalışmada terminolojik olarak ‘İHAM’…
Birincisi, atıf yapılan Mahkeme’nin İngilizce karşılığı ‘European Human Rights Court’ değil, ‘European Court of Human Rights’ şeklindedir.…
İkincisi, dilsel olarak AİHM şeklindeki kısaltmanın telaffuz edilişi zordur ve sıklıkla AHİM şeklinde kısaltılmaktadır. Oysa AHİM şeklinde kısaltılabilecek bir mahkeme yoktur.…
Üçüncüsü, AHİM veya AİHM şeklinde telaffuz edilen mahkeme, Askerî Yüksek…
Öte yandan çalışmada “bireysel başvuru” değil de “anayasa şikâyeti” şeklinde bir…
Birincisi, söz konusu usulün öznesi olabilecekler, “birey” terimini aşacak sayıdadır. Örnek vermek gerekirse, bir dernek pek ala başvurucu olabilir; ancak dernek, “birey” değildir. Bir dernek, hukuk düzeninde “kişi” olarak ifade edilebilir. Bu nedenle söz konusu usul, olsa olsa “kişisel başvuru” şeklinde ifade edilebilir.…
İkincisi, bireysel veya kişisel başvuru yolu sadece anayasa şikâyeti vb. usullerde söz konusu değildir. Mesela halk davası (actio popularis)…
Üçüncüsü, söz konusu usulün mehazındaki isimlendirilmesi anayasa şikâyeti (Verfassungsbeschwerde)…
Dördüncüsü, hukukumuzda öteden beri “bireysel başvuru” dendiğinde, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’ne yapılan başvurular anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvurular için de aynı terimin kullanılması, kargaşaya yol açabilmektedir. Üstelik bu ayrımın yapılması için “Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru” veya “İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’ne bireysel başvuru” şeklindeki kullanımlar da hem zor, hem de zahmetlidir. Oysa anayasa şikâyeti şeklindeki kullanımın yaygınlaşması, tasarruf ve kolaylık sağlar.…
Bu şeklî açıklamaların ardından, son olarak berlitmek gerekir ki, bu eserde Almanya…
Şimdi, bu kayıt ve açıklamalardan sonra anayasa şikâyeti kararlarının değerlendirmesine…