Schwab’ın ortaya koyduğu teoriye göre; konusuz kalma talebi mahkeme işlemi olmaksızın tek başına usûlî sonuç doğurmayacağından,
Schwab, davanın konusuz kaldığı talebi, bir usûlî talep olmasa da tıpkı davanın reddi veya kanun yolu talebi gibi esasa ilişkin talep olarak görmektedir(1573).…
Schwab, davanın konusuz kaldığına dair kararı ise, niteliği bakımından usûle ilişkin bir karar (Prozeßurteil)…
Davanın konusuz kaldığı beyanının davalı tarafça sunulmasına Schwab, dava değişikliği teorisi savunucularının aksine olumlu bakmakta, davalının bu yöndeki talebini dinlenebilir görmektedir. Konusuz kalma beyanına davacının daha sık başvurabileceği düşünülmekle birlikte, davalı açısında da mümkün olmalıdır. Nitekim davanın konusuz kalmasına neden olan olay gerçekleşene kadar davanın haklı olması halinde konusuz kalma sonucu davanın reddedilmesi hakkaniyete aykırıdır. Ayrıca davalının konusuz kalma beyanı davanın reddi talebi olarak değil, davanın konusuz kaldığına dair gerçek bir talep olarak görülmesi, davacının menfaatine uygundur. Karşılıklı konusuz kalma beyanında davalının tutumu belirli bir etkiye sahipken, davanın konusuz kaldığını tek başına beyan edemeyeceğini düşünmek anlamsızdır(1578)…
Schwab’ın ortaya attığı bu teori dahilindeki görüşleri, kendi içinde çelişkili olduğu ve bazı noktalarda belirsizlikler taşıdığı gerekçeleri ile eleştirilmiştir. Esasen davanın konusuz kalıp kalmadığı meselesinin hakkında ara karar verilebilecek bir ön sorun teşkil edip etmediğine de
