Maddi açıdan yargı (kaza), uyuşmazlıkların çözümü olarak tanımlanabilir. Kunter,…
Şekli kriterde ise yapılan faaliyetin ne olduğuna değil; hangi organ tarafından yapıldığına…
Hem maddi kriter hem de şekli kriter çerçevesinde yapılan tanımlar belli ölçüde tamamlanmaya…
“…memur hakkında ilk soruşturma yapan ve bunun sonucunu karara bağlayan mercilerin yargı yetkisi yoktur; gördükleri iş de yargı yetkisine girmemektedir. Esasen kanun, memurların yargılanmalarını açık bir hükümle adliye ve mahkemelerine yani tabiî hâkime bırakmıştır. Öte yandan memurin muhakematı usulünde öngörülen merciler hâkim niteliğinde ve yetkisinde bulunmadığı için, bunların bağımsız olmayışları Anayasa ile de çelişme teşkil edemeyecektir.” Yine başka bir AYM kararına göre uyuşmazlığı çözecek makam muhakkak yargı mercii…
“4.6.1930 tarih ve 1684 sayılı Kanun’un 1. maddesinden anlaşılacağı üzere çözümlenmesi Yargıtay Ceza Genel Kuruluna bırakılan uyuşmazlıklar, bir yandan umumi mahkemeler, karar hâkimleri ve müstantıklar ve öte yandan İdare heyetleri ve kaza salâhiyetini haiz sair makamlar arasında doğacak görev ve yetki uyuşmazlıklarıdır. Karar hâkimleri 8.6.1936 günlü ve 3006 sayılı kanunla kaldırılmıştır. Maddede sözü edilen «kaza salâhiyetini haiz makamlar» yargı mercii değillerdir. Çünkü bu makamlar, Anayasa’nın kastettiği anlamda münhasıran yargı mercii olarak kurulmadıkları gibi, bu makamlarda görev almış olanlar da hâkim sıfatını taşımamaktadırlar. Bundan ötürü bu heyetler ve makamlar Anayasa’nın 142. maddesindeki yargı mercilerinden sayılamazlar.”…
Meseleye şekli kriter çerçevesinde bakıldığında yargı büyük ölçüde tanımlanmış olmaktadır.…
“Zira hâkimlerin görevi, kanunun verdiği yargı yetkisini kullanmaktır. Esas fonksiyonları budur. Bu bakımdan hâkim sıfatıyla yaptıkları bütün tasarruflar yargı yetkisini kullanmalarının bir sonucudur. İdari nitelikte olanlar da bu yetkiye dayanır. Doktrinde de bunların uzvî bakımdan kazaî oldukları kabul edilmektedir(20)…
“Bu konuda Danıştay İkinci Dairesi, niteliği bakımından, tartışmaya yol açmaktadır. Danıştay’ın İkinci Dairesi idarî dairelerden olmakla birlikte Anayasa gereğince Yüksek Mahkemelerden biri olan Danıştay’ın idarî veya kazai görev yapmaları bakımından bir ayrıma bağlı tutulmayan bütün dairelerini…
Bununla birlikte, mahkemelerin kalem ve personel işleri gibi idari işleri bulunmaktadır.…
“Hâkimler ve mahkemeler, kalem işlerinin yürütülmesi ve personelin yönetimi için de işlem yaparlar. Ancak bu işlemlerde, hâkim sıfatıyla değil, idari bir makam olarak hareket ederler. Bunlar, Adalet Bakanlığı adına yapılır ve bu işlemlerin hâkimlik sıfatıyla hiçbir ilgisi yoktur. Nitekim bu ve benzeri işlemler, Devletin diğer teşkilâtında hâkim sıfatını taşımayan idari makamlar tarafından yapılır. …hâkimlere ve mahkemelere müdahale edilmemesi ilkesinin, yargı yetkisinin kullanılması halinde göz önünde tutulmak gerektiği ve mahkemelerin idari işlerinin düzenlenmesinde Adalet Bakanlığının genelge gönderme veya tedbir alma yetkisinin mevcut olduğu...” Kunter, buradaki ayrımı adli teşkilat ve kazai teşkilat ayrımı ile yapmaktadır. Buna göre adli teşkilatın savcı veya adli kolluk gibi kısımları yargısal değil; idari mahiyette fonksiyon icra etmektedir(25)…
Yukarıda belirtildiği şekilde, yargının hem maddi hem de şekli kriter çerçevesinde…
“…bu durumda dâvayı, mahkemelerin gördüğü işler dışında yargı yetkisi düşünülemez şeklinde yargı yetkisini hâkimlerden ayrı düşünerek çözüme götürmek doğru değildir. Yargı yetkisini hâkimlerin kullandığı esasından hareketle ve yargı yetkisinin niteliği incelenmek suretiyle sonuca varmak gerekir(26)…
“9.7.1961 günlü ve 334 sayılı Anayasa’nın 7. maddesinde «Yargı yetkisi Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.» denilmektedir. Anayasa’nın 114. maddesinin gerekçesinde de «Bir merciin kaza organı olarak vasıflandırılabilmesi için kazai bir usul uygulanmasından başka üyelerin de bağımsız olması ve hâkim niteliğini haiz ve hâkim statüsünde bulunması da şarttır... Memleketimizde idarî kaza manzumesinde kaza ve vilâyet idare heyetleri, vergi itiraz ve temyiz komisyonları, gümrük eksperler heyeti ve disiplin kurulları gibi tam bir kaza organı sayılmayacak merciler de mevcuttur...» denilmekle bunların tam bir kaza organı sayılmayacakları belirtilmiştir(27)…
İnsanlar arasındaki ilişkiyi düzenleyen hukukun amacına ulaşması, hâkimin faaliyetine…
