Yasayı yasa yapan, yasanın sözcükleri değil, içsel anlamıdır. Ve öyle olur ki, harfi bildiğinizde anlamı bilemezsiniz, çünkü bazen anlam harften daha sınırlı ve daralmış, bazen de daha geniş ve kapsamlıdır. Ve Latince aequitas olarak adlandırılan hakkaniyet, harfi, takdir doğrultusunda büyütür ya da küçültür(4). Aristoteles çizgisindeki Hakkaniyetçi bakış açısına muhalif olan görüşler de İngiliz…
Hakkaniyet esasen her bir davanın münhasır koşullarına bağlı olduğundan, hakkaniyetin özünü yok etmeden ve onu pozitif bir yasaya indirgemeden, hakkaniyete ilişkin hiçbir yerleşik kural ve sabit ilke konulamaz. Öte yandan, tüm davaları hakkaniyet ışığında değerlendirme özgürlüğü çok fazla hoş da görülmemelidir, aksi takdirde tüm hukuku yok eder ve her sorunun kararını tamamen yargıcın sinesine bırakmış oluruz. Ve hakkaniyet olmaksızın hukuk, her ne kadar katı ve nahoş olsa da, kamu yararı açısından hukuksuz hakkaniyetten çok daha arzu edilirdir; çünkü hukuk olmaksızın hakkaniyet, her yargıcı bir yasa koyucu haline getirir ve sonsuz bir karmaşa yaratır; çünkü o zaman mahkemelerimizde neredeyse insan zihnindeki kapasite ve duygu farklılıkları kadar farklı eylem kuralları ortaya konacaktır(5)…
Blackstone’un en büyük düşmanı faydacı ve iradeci Bentham ise Rationale of Judicial Evidence (1827) isimli…
İster tek başına [bir kavram olarak] isterseniz bir mahkeme kelimesiyle birlikte ele alın, ama her türlü hakkaniyet [equity] bir abrakadabra’dır: anlamı olmayan bir kelimedir. Ona bir anlam vermek için, onu mahkeme kelimesiyle birleştirmeli ve hakkaniyet mahkemesi demelisiniz. O halde hakkaniyet nedir? Cevap, bir hakkaniyet mahkemesi tarafından yapılan her şeydir. Hakkaniyetin anlamının ve onun ele aldığı her şeyin anlamının bir Humpty Dumpty solipsizmine
Hakkaniyet hileli bir şeydir. Hukuk için bir ölçümüz var. . . . Hakkaniyet ise, Lord Chancellor olan kişinin vicdanına göredir ve bu ne kadar geniş ya da dar ise hakkaniyet de o kadar geniş ya da dardır. Sanki tek bir ölçü standardı oluşturacak şekilde Lord Chancellor’un ayağı [bir ayak ebadı] gibi(8)…
Bu hicivde işaretlenen bir siyasi-hukuki makam olan Lord Chancellor, İngiliz hukukundaki…
Roma’daki hukuk tekniğine benzer bir kurum olan writ (ki ‘dava beratı’ ya da ‘emri’ olarak çevrilebilir) usulünün formel katılığını yumuşatmak üzere, İngiliz krallarının hakkaniyetine ve vicdanına bırakılmış ve yüzyıllar içerisinde krala vekâleten Lord Chancellor…
İngiltere’de 14 ve 15’nci yüzyıllar boyunca, kralın münhasır ve çözüm/çare üretici [remedial] adalet yönetimi hakkaniyet yargısının arkaik biçimi …
Equity law üzerine odaklanmış çalışmaların Roma hukuk sistemi ile İngiliz hukuk sisteminin bu noktadaki benzerlikleri üzerine vurgular dikkat çekicidir(10).…
1580’lerden başlayıp 1616’ya dek süren bu vakalar zincirine kısaca bir göz atarsak……
Davaya bakan King’s Bench yargıcı Sir Edward Coke, Kraliçe’ye yapılan satışların yasa tarafından yasaklanmadığı savını reddetmiştir. Bu yasa, dini korumak ve kaliteli eğitimi ilerletmek için, ruhani yaşamları ve kurumları, uzun kiralamalar ve satışların ardından gelen yoksullaşmaya, çürümeye ve harap olmaya karşı korumak maksatlıdır. Coke’a göre, hükümdara (kral ya da kraliçeye) yapılan satışlar yasak kapsamında görülmezse, yasanın amacı da tamamen çiğnenmiş olur. Coke, gerekçesinde, “Kral’ın tacını destekleyen iki ana sütun” olarak nitelediği dinin ve eğitimin desteklenmesi ve bunun ortaya çıkardığı kamu yararının da ilgili yasanın anlamlandırılmasında önemli olduğuna temas eder. Yine Coke’un ifadeleriyle, “Kral, adaletin ve müşterek hakkın pınarı olup yanlış yapmaz”,…
Chancery Court başyargıcı Lord Ellesmere, Tanrı’nın yasası ve hakkaniyete bağlı bir değerlendirme yaparak, Eski Ahit’teki “Tesniye” (Deutronomy)…
Oxford Kontu’nun amacı, hakkaniyet yoluyla arazi üzerindeki zararlarını tazmin etmektir,…
İki mahkemenin karşı karşıya geldiği bu vaka Kral’ın önüne kadar gelir. Kral I. James,…
Çünkü her ne kadar Kral’ın yasanın hem yazarı hem de güç kaynağı olduğunu uzun uzadıya kanıtlamış olsam da, iyi bir kral uyruklarını yalnızca yasaya göre yönetmekle yetinmez, aynı zamanda kendi eylemlerini de yasaya uygun hale getirir, her zaman bu gerekçeyi korur, çünkü ulusun sağlığı onun başlıca yasasıdır: Ve yasanın kuşkulu ya da katı olduğunu gördüğü yerde, Summum ius’un summa iniuria olmaması için aynı şeyi yorumlayabilir ya da hafifletebilir: Bu nedenle, Parlamento’da kamuya açık olarak çıkarılan genel yasalar, Kral’ın bildiği konularda onun yetkisiyle hafifletilebilir ve yalnızca onun bildiği nedenlerle askıya alınabilir(22). Kral çoğu durumda kendisini yerleşik hukukla ve yasayla bağlayacaktır, ancak Tanrı’dan…
