Türk hukuku açısından da, iptal kararının sonucunda işlemin hiç tesis edilmemiş sayılmasına…
Tekinsoy, Danıştay 5. Dairesi’nin bu kararlarına rağmen Danıştay 6. Dairesi yerleşik içtihadında imar planlarının iptalinin önceki planının yürürlük kazanması sonucunu doğrumadığına değinmekte ve ilgili idarelerin imar planının iptali hakkındaki yargı kararı uyarınca yeni imar planı yapmaları gerektiğini ifade etmektedir(99)…
Danıştay 6. Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre:…
“Her ne kadar yeni plan değişiklikleri iptal edilmişse de, bu planların iptali sonucunda yürürlükte bulunmayan önceki planın yeniden geçerlilik kazanıp yürürlüğe gireceğinin kabulüne olanak yoktur. Ayrıca iptal kararları doğrultusunda yapılacak olan yeni planlar uyarınca yeniden ruhsat verilmesi gerekir. Bu nedenle 1987 tarihli plan uyarınca verilmiş bulunan ruhsatın ve proje onayı işlemlerinin iptali ve yeni ruhsat alınıncaya kadar inşaatın mühürlenerek durdurulmasına ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.”(100)…
Danıştay 6. Dairesi’nin yakın geçmişte verdiği kararlarda da aynı görüş korunmak…
“Uyuşmazlık konusu inşaatın bulunduğu bölgenin imar planının ve parselasyon işleminin yargı kararı ile iptal edilmesi sonucunda, bu yerin plansız alan haline geldiği, yeni planın yapılmasından sonra durumunun değerlendirileceği açık olduğundan ve inşaatın devamına izin verilmemesi yolunda tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.”(101)…
Danıştay İDDK da Danıştay 6. Dairesi’nin bu görüşünü benimsemiş ve kararında eski…
“Danıştay Altıncı Dairesi 26.4.2005 günlü, E:2001/4971, K:2005/2502 sayılı kararıyla; mevcut imar planının iptal edilerek yeni bir plan yapılması veya yetkili makam tarafından değiştirilmesi durumunda eski planın yürürlükten kalkacağının imar hukukunun bilinen ilkelerinden olduğu, ayrıca, plan tadilatının yargı kararı ile iptal edilmesi durumunda ise, plan değişikliğinden önceki imar planının tekrar yürürlüğe girmeyeceği, aksine plan değişikliğine konu sahanın plansız alan durumuna geleceğinin yargı içtihatları ile kabul edilmiş bir husus olduğu dosyanın Danıştay Altıncı Dairesinin E:2003/5806 ve E:2003/6785 sayılı dava dosyalarıyla birlikte incelenmesinden; 3194 sayılı Yasanın 9.maddesi uyarınca yetkili merci olan Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından giderek artan hasta ve öğrenci sayısıyla tıptaki gelişmelere paralel olarak artan gereksinim nedeniyle edinilen ... ve ... sayılı parsellerin ... Üniversitesi Hastanesi ve Eğitim Tesisleri Alanına İlave edildiği hususları vurgulanarak, ... ada, ... ve ... sayılı parsellere ilişkin eski planların iptal edilerek 1/5000 ve 1/1000; ... ada, ... sayılı parsele ilişkin 1/1000 ölçekli yeni imar planı yapıldığı ve 18.6.2003 günlü, B.09.TAU.0170000 sayılı işlemle Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca onaylandığı, bu ikinci planın iptali istemiyle aynı davacılar tarafından Danıştay Altıncı Dairesinin E:2003/5806 sayısına kayıtlı dava açıldığı, bu davaya ilişkin olarak yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiğinin anlaşıldığı, eski planın davalı idarece geri alınarak yeni planların yürürlüğe konulmuş olması karşısında artık yürürlükte bulunmayan 4.6.2001 günlü imar planlarına ilişkin bu davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.” İptal edilen imar planı yerine önceki planın kendiliğinden uygulanma kabiliyeti kazanıp…
“İmar planlarının hukukumuzda düzenleyici işlemler arasında yer almaktadır. Düzenleyici işlemlerde işlemi tesis eden merciin iradesinin esas olduğu ve öncelik taşıdığı dikkate alındığında, iptale konu işlemle, hukuk aleminden kısmen ya da tamamen kaldırılmış bir düzenlemenin, iptal kararı üzerine kendiliğinden yeniden yürürlüğe girmesi, işlem tesisi konusunda yetkili makam ve merciin bu konudaki iradesinin bertaraf edilmesi, yargısal denetimin iptali istenen işlemin hukuka uygunluğunu sağlamasının ötesinde idari işlemler tesisi anlamını taşıması sonucunu doğuracaktır. Önceki planların kendiliğinden yürürlüğe girmesinin hukuken mümkün olmayıp, idarece, iptal kararı doğrultusunda yeni bir plan yapılması zorunludur.” (103)…
Bu karar iki açıdan sorunludur. İlk olarak, iptal kararının hiç tesis edilmemiş olması…
Nitekim Danıştay 14. Dairesi son dönem içtihadında: Danıştay 6. Dairesi’nin mevcut…
Danıştay 14. Dairesi ise güncel emsal kararlarında:(106)…
“Yapıya ait yapı ruhsatı ve dayanağı plan tadilatı kesinleşen mahkeme kararıyla iptal edildiğinden, idarenin yargı kararının gereğini yerine getirerek iptal edilen işlemlere dayanılarak tesis edilen işlemleri geri alması ve ruhsatsız hale gelen yapının yıkımına karar vermesi kanuni bir zorunluluktur. Aksi durumda; yapı ruhsatının ve dayanağı imar planı tadilatının iptal edilmiş olmasının herhangi bir sonucu olmayacak, yargı kararı etkisiz hale gelecektir. Bu durumda; dayanağı imar plan değişikliğinin yargı kararı ile iptal edilmesi sonucu ruhsatı iptal edilmekle ruhsatsız duruma düşen yapının yıkımı yolunda tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin bu kısmının iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.”…
