Bir görüşe göre, mevzuatta söz konusu yükümlülüklere aykırı davranan işverenler açısından herhangi bir hukuksal yaptırım öngörülmemiş ise Kanun koyucu işverenin yeniden veya yeni iş sözleşmesi yapmasını tamamen onun takdirine bırakmıştır(11).…
Diğer görüşe göre ise, iş sözleşmesi yapma yükümlülüklerine aykırılık halinde uygulanacak özel hukuk yaptırımı öngörülmemiş ise de iş sözleşmesi yapmaktan kaçınan işveren, işçinin bundan doğan zararını tazmin etmekle yükümlüdür(12).…
Bizim de katıldığımız son görüşe göre ise, işçi, “aynen ifa” davası açarak iş sözleşmesinin mahkeme kararı ile kurulmasını isteyebilir; ancak hiçbir durumda işveren, işçiye iş vermeye zorlanamaz(13).…
Yargıtay’ın konu ile ilgili çelişkili kararları mevcuttur.…
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2003 yılında vermiş olduğu işçi-işveren ilişkisi dışında sözleşme yapma yükümlülüğünün yerine getirilmediği uyuşmazlığa ilişkin bir kararında sözleşme yapma zorunluluğunun olduğu hallerde, sözleşmeyi yapmaktan kaçınmanın hukuka aykırı bir davranış oluşturacağını ve böyle bir kaçınmaya karşı iki türlü yaptırım uygulanabileceğini ifade etmiştir. Söz konusu yaptırımlar; istenilen sözleşmeyi yapmaktan kaçınan kişi, kuruluş ve kuruma karşı ya aynen ifa
Yargıtay, 6356 sayılı Kanun’un kabulünden önceki 2821 sayılı Sendikalar Kanunu döneminde…
İş sözleşmesinin mahkeme kararıyla kurulup kurulamayacağının tespitinde işvereni…
Bazen ise işçinin bireysel olarak belirlenebilir olup olmadığının tespiti açık değildir
