“Mevcut kanundan önemli ölçüde farklılık gösteren (bkz. İsviçre PR III, s. 178 vd.), ancak basitliği nedeniyle tavsiye edilen bu düzenlemede, birleşmenin ne malzeme sahibi ne de arazi maliki olan biri tarafından gerçekleştirildiği duruma atıfta bulunulmamaktadır. Bu, ilgili bağlamda tek olan mülkiyet düzenlemesi çerçevesinde gerekli de görünmemektedir. Böyle bir durumda, genel ilkeler ile yetinilecektir: Arazi maliki malzemenin sahibi olur ve malzeme sahibi de, arazi maliki gibi, en azından koşullar yerine getirilirse tazminat davası açabilecek veya zenginleşme talebiyle denkleştirilecek üçüncü tarafa karşı tazminat talebinde bulunabilir. Eğer bu sonuç kabul edilmek istenmese idi kanunda, bu hükmün sadece yapı inşası için arazi ve malzemenin sağlanmasına değil, aynı zamanda taşınır eşyaların birbirleriyle birleşmesi için düzenlendiği gibi, değerine göre üçüncü bir kişi tarafından yapılan işe de atıfta bulunduğunun belirtilmesi gerekirdi, bkz. madde 720
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
II.KANUN KOYUCUNUN MESELEYE YAKLAŞIMI BAKIMINDAN İSVİÇRE MEDENÎ KANUNU İLE TÜRK MEDENÎ KANUNU’NUN KARŞILAŞTIRILMASI
A.İsviçre Medenî Kanunu’nun ve Öğretisinin Başkasının Malzemesiyle Başkasının Arazisine Haksız Yapı İnşası Olgusuna Yaklaşımı
1.Kanunun Sistematik Yapısının İncelenmesi
İsviçre Medenî Kanunu’nda yer alan haksız yapıya dair hükümler incelendiğinde gerek…
