Örneğin, Mahkeme Di Giovanni kararında, hâkim olan başvurucunun bir başka hâkim hakkında basına yaptığı açıklamalar nedeniyle uyarı cezası almasını ifade özgürlüğü ihlali olarak değerlendirmemiştir. Bu olayda başvurucu, hâkimlerin atanmasından sorumlu kurulun üyelerinden birinin, kendi kızının atanması için seçim prosedürünü etkilediği yönünde çıkan haberlerin “son derece ciddi” olduğunu basına açıklamıştır. Mahkeme, başvurucunun açıklamalarının bu bilgilerin doğruluğuna ilişkin herhangi bir çekince içermediğini ve daha sonra asılsız olduğu ortaya çıkan bu haberlerin kamuoyuna duyurulmasında başvurucunun açıklamalarının etkili olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle, başvurucunun bir başka hâkime karşı göstermesi gereken ketumluk yükümlülüğünü ihlal ettiğini ve ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin hukuka uygun olduğunu kabul etmiştir.(802)…
Benzer şekilde, İHAM Panioglu v. Romanya kararında, İstinaf Mahkemesi hâkimi olan başvurucunun, Yargıtay başkanı hakkında yazdığı ve hem ulusal bir gazetede hem de bir internet sitesinde kendi adı ve mesleki unvanıyla birlikte yayınladığı makalesini ifade özgürlüğü açısından değerlendirmiştir. Başvurucu, tartışmalı makalesinde, komünist rejim döneminde ülkede yaşanan insan hakları ihlalleri ile o dönemde savcı olarak görev yapan Yargıtay başkanını ilişkilendirmiş ve bu kişinin yeni düzende Yargıtay başkanı konumuna yükseltilmesini üstü kapalı bir şekilde eleştirmiştir. Makalenin yayımlanmasının ardından başvurucu hakkında disiplin soruşturması başlatılmış ve Yüksek Yargı Kurulu, başvurucunun makalesinin bir disiplin suçu teşkil etmemekle birlikte, bir meslektaşının mesleki dürüstlüğünü sorgulayarak mesleki itibarına zarar verdiği gerekçesiyle bir davranış kodu ihlali oluşturduğuna hükmetmiştir. Bu davranış ihlali, başvurucunun mesleki dosyasına kaydedilmiş ve başvurucu, bunun terfi sürecini olumsuz etkilediğini iddia etmiştir.(804)…
İHAM, Panioglu davasını değerlendirirken, makalenin içeriğinde yer alan ahlaka aykırı ve hukuka aykırı eylemlerin doğrudan Yargıtay başkanına isnat edilmediğini dikkate almıştır. Bununla birlikte, makalede kullanılan dil ve üslubun, okuyucuyu bu olayların Yargıtay başkanı tarafından gerçekleştirildiği düşüncesine yöneltebileceğini belirtmiştir. Söz konusu ifadelerin yeterli olgusal temeli bulunmadığını ve başvurucunun bir hâkim olarak ifadelerinin hem meslektaşının hem de yargının otoritesi üzerinde yaratabileceği etkinin farkında olması gerektiğini belirten İHAM, ulusal makamların başvurucunun ifade özgürlüğü ile yargının
Guz kararında Mahkeme, daha önce ele aldığımız kararlardan farklı olarak, hâkim olan başvurucunun kendisi hakkında daha kıdemli başka bir müfettiş hâkim tarafından hazırlanan ve mesleki faaliyetlerine ilişkin değerlendirme raporunu, “yüzeysel, adaletsiz ve kasıtlı” şeklinde ifadeler kullanarak eleştirdiği açıklamalarını ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirmiştir.(806)…
Mahkeme, Guz kararındaki değerlendirmesinde, ihtilaflı ifadelerin yalnızca hâkimlerin olduğu bir ortamda, Bölge Mahkemesi Hâkimler Genel Kurulu önünde dile getirildiğini ve bu yönüyle basına açıklanan ifadelerin değerlendirildiği diğer kararlardan ayrıldığını belirtmiştir. Mahkeme, yargının ve yargı mensuplarının temelsiz ve zarar veren eleştirilere karşı korunmasının gerekli olduğunu kabul etmekle birlikte, bu durumun yargı mensuplarının, yargı sisteminin işleyişine ilişkin kamu yararını ilgilendiren konularda, yeterli olgusal temele sahip değer yargı-
Bu ilkeleri göz önünde bulundurarak yaptığı değerlendirmede Mahkeme, başvurucunun…
Kozan başvurusunda ise hâkim olan başvurucu, hukukçulara yönelik kapalı bir Facebook grubunda, Yüksek Yargı Kurulu’nun (HSK) bazı kararlarını eleştiren ve bu kurumun siyasi iktidar karşısındaki bağımsızlığından şüphe duyulduğunu vurgulayan bir haberi paylaştığı için kınama cezası almıştır.(811)…
Mahkeme bu tespitlerinin ardından, başvurucunun paylaştığı haberin içerdiği değer…
Bununla birlikte Mahkemenin Kozan kararında, ihtilaflı ifadelerin kapalı bir Facebook grubunda paylaşılmış olması nedeniyle yargının otoritesini etkilemeyeceği yönünde yapmış olduğu değerlendirme kanaatimizce eleştiriye açıktır. Mahkeme kapalı bir Facebook grubunu, kamuya kapalı olarak nitelendirmiş ve benzer yöndeki bir dava için Guz…
Nitekim, birinci bölümde hâkim ve savcıların sosyal medya kullanımını ele alırken…
Sonuç olarak, ifadelerin içeriğinin devam eden yargılamalar veya soruşturmalar hakkında…
