Davacı dava açmadan önce iyi düşünmeli, tüm vakıalara dilekçesinde somut olarak yer…
Uygulamada aslında talep sonucunun belirlenmesi bakımından bir imkânsızlık olmadığı…
Yüksek yargılama giderlerine mahkûm edilme tehlikesi tüm davalar için geçerlidir.…
Genel tespitlerimizden sonra, belirsiz alacak davasıyla ilgili doktrindeki iş hukukuna…
Kanaatimizce burada birden fazla yanlış bulunmaktadır. Öncelikle belirsiz alacak…
Yazarların başka bir gerekçesi ise hâkimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde bunu…
Kanun’da davalının cevap vermesinden sonra belirsiz alacak davasının açılıp açılamayacağına…
Yüksek yargılama giderlerine mahkûm edilme tehlikesi tek başına belirsiz alacak davasının…
Yavaş, bir makalesinde “Belirsiz Alacak Davası” isimli çalışmamıza atıf yapmakla birlikte, belirsiz alacak davasının işçi alacakları için açılamayacağı sonucuna vardığımızı zannederek karşı görüşü savunmaya çalışmıştır. Monografik çalışmamızda, “şüphesiz bir iş kazasından veya bunun gibi alacağın tam belirlenemediği özel durumlarda belirsiz alacak davası açma imkânı mevcuttur.”…
Özkaya-Ferendeci belirsiz alacak davasının işçi alacakları için açılması bakımından doktrinde Yavaşla birlikte bizim görüşümüzü değerlendirerek, her iki görüşü de haklı bulmaktadır! Yazar, işçi alacaklarının Alman Hukukunda belirsiz alacak davası olarak değil, basamaklı dava (Stufenklage) biçiminde açılabileceğini, bu konuda Hukukumuzda bir düzenleme olmadığından bu boşluğun basamaklı davanın Türk Hukukunda da düzenlenmesi ile giderilmesi gerektiğini söylemektedir(28).…
Bu konuda Sungurtekin Özkan da işçi alacaklarının belirsiz alacak davası olarak açılabileceğini ifade etmektedir. Yazarın bu konuda dayandığı gerekçelerden birisi olan Hukukumuzda avukatın delil toplama hakkının bulunmadığı da söylenemez. Aksine Avukatlık Kanunu’na göre tüm resmi kurumlar avukata gereken bilgiyi vermek zorundadır. Nitekim Avukatlık Kanununun 2. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, “Yargı organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorundadırlar. Kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu kurumlar avukatın…
Taşpınar Ayvaz ise uygulamada konu ağırlıkla işçi alacakları bakımından tartışılmış, Yargıtay, davanın açılabileceği halleri geniş ve esnek yorumlama yoluna gitmiş, kısmi dava ile ilgili vermiş olduğu bir kararda işçi alacakları bakımından, davacının kayıtlara, bilgi ve belgelere de sahip olmaması nedeniyle dava açarken alacağının belirleme olanağından yoksun olduğunu, bu nedenle söz konusu durumlarda alacağın belirli olmadığı sonucuna varmıştır, demektedir(32).…
Yargıtay’ın bugüne kadar verdiği kararlar bakımından değerlendirme yapılırsa, Yargıtay’ın…
(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.…
(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.…
(3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hallerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir.” hükmü öngörülmüştür. Belirsiz alacak davası nitelik itibariyle bir tespit davasından çok eda davasına yakındır. Zira talep bir alacağın ödenmesine ilişkindir. Ancak imkansızlık nedeniyle veya objektif kriterlere göre alacak miktarı dava tarihi itibariyle tam ve kesin olarak belirlenemediğinden, dava dilekçesinde hukuki ilişki veya tespit edilebildiği ölçüde alacağın asgari miktarı gösterilerek, bu husus mahkemeden istenmektedir. Belirsiz tespit davasında da benzer şekilde dava konusu objektif kriterlere göre tam olarak belirlenememekte, bu husus yine mahkemeden istenmektedir. Yargılamanın devamı sırasında alacak miktarı ya da değeri belirlendiğinde de davacı, iddianın genişletilmesi yasağından etkilenmeksizin talebini artırabilecektir. Ne var ki; anılan Kanun’un “Kısmi dava” başlıklı 109’uncu maddesindeki,…
(1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.…
