“Davalı vekilleri, yasal süresinde verdikleri cevap dilekçesinde, hem tahkim hem de yetki itirazında bulunmuşlardır. Uyuşmazlığın hakemde çözümlenmesi gerektiği yolundaki itiraz, mahkemenin görevine yönelik bulunmakla beraber görevle ilgili genel prensiplerden farklılık arz eder. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına göre, tahkime ilişkin itirazın davalı yanca cevap süresi içinde ileri sürülmesi gerekmekte olup, mahkemenin tahkim sözleşmesini kendiliğinden gözeterek görevsizlik kararı vermesi olanaklı değildir. Tahkim itirazı bu yönüyle ilk itirazlara benzemekte ise de teknik anlamda bir ilk itiraz olmayıp sözleşmeye dayalı bir def’i niteliğindedir. Bu durumda, önce yetki itirazının incelenmesi, yetki itirazı yerinde görüldüğü takdirde dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi gerekir. Zira tahkim itirazını incelemek yetkili mahkemeye aittir. Mahkemece bu yönlerden …
Tahkim ilk itirazının mahkemece incelenerek kabul edilmesinden sonra “davanın usûlden reddi”…
“ Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre her iki davalının da tahkim itirazında bulunduğu tahkim itirazı ilk itirazlara benzemekte ise de, ilk itirazlardan olmadığı, savunmanın genişletilmesi itirazında bulunulmadığı sürece, cevap süresi geçtikten sonra da tahkim itirazında bulunulabileceği, davacı ile Nokia Corporation arasında imzalanan Aralık 1995 tarihli distribütörlük sözleşmesinin 20/2. maddesinde davacı ile davalı N.. K… Ltd.Şti. arasında imzalanan 15.12.2000 ve 19.6.2001 tarihli distribütörlük sözleşmesinin 25. maddelerinde tahkim şartının bulunduğu, hukukî ilişkinin sözleşmeler çerçevesinde çözülmesinin zorunlu olduğu, sözleşmelerde tahkim şartı mevcut ve geçerli olduğundan asıl ve birleşen davada tahkim itirazının kabulü ile her iki davanın da hakemde görülmesi gerektiğinden dava dilekçelerinin reddine karar verilmiş,…
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacı ile davalı N… C… ve N… K…. Ltd.Şti. arasında imzalanan sözleşmelerde tahkim şartının bulunmasına, bu şart dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. …
2-Davacı vekilinin karar ve ilâm harcına ilişkin temyizine gelince; davacı vekili asıl davayı açarken 4.320.320.000 TL, 27.4.2005 tarihinde de ıslah harcı olarak 3.103.149.00 YTL, Birleşen Kadıköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/75 esas sayılı dosyasında da 31.12.2004 tarihinde 1.734.642.000 TL …
Mahkemece asıl ve birleşen davada dava açılırken yatırılan peşin harçtan karar ve ilâm harcı düşüldükten sonra bakiye harcın iadesine karar verilmiş, ancak 23.4.2005 tarihinde yatırılan 3.103.149.00 YTL ve birleşen davada tamamlattırılan 1.732.895.40 YTL, harcın iadesine karar verilmediğinden hükmün bozulması gerekmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.”(15)…
“Buna rağmen, dava mahkemede açılırsa, davalı tahkim itirazında bulunabilir (HUMK.m.520). Ancak mahkeme re’sen görevsizlik kararı veremez. Olayımızda davalı yüklenici esas cevap süresi içinde tahkim itirazını ileri sürmüştür. O halde dava konusu uyuşmazlık hakkında bir tahkim şartı bulunduğu ve uyuşmazlığın çözümünün hakeme ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi ve davanın kabulü yolunda hüküm kurulması yanlıştır. Karar bu nedenle bozulmalıdır.”(16)…
Tahkim itirazının kabulü üzerine görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir. Çünkü…
Tahkim ilk itirazının kabulü üzerine dava dilekçesinin reddi biçiminde karar verilmesi…
“ …ve mahkeme tahkim itirazını yerinde görerek “dilekçenin görev yönünden reddine”…
Ancak, yukarıdaki kararda ifade edildiği gibi, ilk itirazın kabulü üzerine dilekçenin…
Tahkim ilk itirazı haklı değilse, örneğin tahkim sözleşmesi hükümsüz ise, mahkeme…
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 412. maddesinin 5. fıkrasında, yargılama sırasında…
