Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel +
pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Sayfa 195İKİNCİ BÖLÜM
DEVİR YASAĞI ANLAŞMASININ HUKUKİ NİTELİĞİ
I. Alacağın Devri Özgürlüğünün Sözleşme ile Engellenebileceği Düşüncesinin Müşterek Hukukta Doğuşu ve Modern Hukuktaki Gelişimi
A. Müşterek Hukukta “Pactum de non cedendo” Kavramı
Roma hukukunda borç ilişkisi, obligatio, alacaklı ile borçlu arasındaki bunların şahıslarından ayrılması mümkün olmayan bağı ifade etmektedir. Bu ilişkide alacaklı belirli bir davranışı yalnız borçlusuna karşı isteme yetkisine sahip olup borçlu da bu davranışı yalnızca alacaklısına karşı gerçekleştirmekle yükümlü bulunmaktadır. Tarafların şahısları borç ilişkisinin esaslı unsuru sayıldığından, edimin içeriği zedelenmeden borç ilişkisinin alacaklı tarafının değişebileceği fikri Roma hukuku döneminde tasavvur dahi edilememiştir.…
Roma hukukunun ilk dönemlerinde, alacaklı tarafın değişmesi sonucu, ancak, delegatio (delegatio…
Alacağın devrinin borçlunun katılımı gerekliliğinden kurtarılması çabası doğrultusunda,…
Delegatio ve mandatum ad agendum kavramlarının tanımlanması kendiliğinden ortaya koymaktadır ki, Roma hukukunda günümüzdeki anlamıyla bir alacağın devri bulunmadığı için, alacağın devrinin anlaşma ile engellenmesi olanağının mevcut olup olmadığını belirlemeye yönelik pratik bir ihtiyaç da ortaya çıkmamış olmalıdır: Delegatio zaten…
Alacağın devrinin bugünkü anlamını kazanması, alacağı içeriği değişmeksizin ve borçlunun…
Alacağın devrinin anlaşma ile engellenmesi imkânının mevcut olup olmadığı konusu,…
Müşterek hukuk döneminde, pactum de non cedendo’nun hukuki etkisi sorunu, Roma hukuku kaynaklarında doğrudan bir çözümün yer almaması dolayısıyla genel hukuk prensipleri çerçevesinde ve benzer hukuki ilişkilere kıyas yoluyla çözülmeye çalışılmıştır.…
Alacağının devri özgürlüğünün sözleşme ile üçüncü kişilere etkili olacak şekilde…
C. Kanundan Kaynaklanan Devir Engelinden Ayırt Edilmesi
B. “Pactum de non cedendo”nun Hukuki Niteliğini Açıklamaya Yönelik Müşterek Hukuktaki Mutlak Etki ve Salt Borçlandırıcı Etki Teorileri ve Bu Teorilerin Modern Hukuktaki Yerleri